Behaving türkçesi Behaving nedir

  • Davranmak.
  • Çalışmak (mühendislik terimi).
  • Hareket etmek.
  • Görgülü davranmak.
  • Terbiyeli olmak.
  • Terbiyesini takınmak.

Behaving ile ilgili cümleler

English: Ali is behaving strangely.
Turkish: Ali garip biçimde davranıyor.

English: Ali has been behaving like a child.
Turkish: Ali bir çocuk gibi davranıyor.

English: Ali has been behaving like a baby.
Turkish: Ali bir bebek gibi davranıyor.

English: Ali has been behaving a little strange.
Turkish: Ali biraz garip davranıyor.

English: Ali told Mary he thought she was behaving like a child.
Turkish: Ali Mary'ye bir çocuk gibi davrandığını düşündüğünü söyledi.

Behaving ingilizcede ne demek, Behaving nerede nasıl kullanılır?

Way of behaving : Yol.

Misbehaving : Yaramazlık yapmak. Uygunsuz davranmak. Kötü davranmak. Yaramazlık etmek. Edepsizlik etmek. Terbiyesizlik etmek.

Behavior : Hareket. Tavır. Hal. Davranım. Davranış. Hareket tarzı. Davranış tarzı. Tutum. Genel anlamda bir organizmanın görülen ve görülmeyen her türlü bedensel, ruhsal ve zihinsel etkinliğine verilen ad. bir organizmanın belli bir gereksemeyi karşılamak için çaba harcayarak gösterdiği etkinlik.

Behavior codex : Kabul edilen resmi davranış kuralı.

Behavior pattern : Davranış kalıbı. Davranış biçimi. Tek tek davranışları açıklamaya ve ortak bir tanımda toplamaya yarayan uyumlu davranışlar örüntüsü. Aralarında bir ölçüde özünlü birlik görülen ve bireyin hemen hemen hiç denetleyemeyeceği iç, ruhsal gereksinmeler sonucu oluşan tepkiler takımı. Davranım örüntüsü.

 

Behavioral anestrus : İneklerde foliküler gelişim ve yumurtlama biçimlenmesine rağmen kızgınlık belirtilerinin olmadığı bozukluk, suböstrüs, gizli kızgınlık. kısraklarda kızgınlık belirtilerinin hiç görülmemesi veya çiftleşmeyi kabul etmemesi. Sakin kızgınlık.

Behavioral equation : Davranışsal denklem.

Behavioral question : Davranış sorusu. Yanıtlayıcının davranışları, eylemleri ve her türlü kişisel ya da toplumsal etkinlikleriyle ilgili bilgileri araştıran soru.

Behavioral : Davranışsal. Behavyoral. Davranışla ilgili. Davranış.

Behavior therapy : Davranış tedavisi. Davranış terapisi.

İngilizce Behaving Türkçe anlamı, Behaving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Behaving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Behave oneself : Kendine gelmek. Doğru durmak. Uslu durmak. Rahat durmak. Terbiyeli davranmak. Adam gibi hareket etmek.

Cut up : Hilebaz. Parçalamak. Biçmek. Şakacı. Acı çektirmek. Yerden yere vurmak. Muzip. Mahvetmek. Düzenbaz. Kazıkçı.

Behave : Nazik davranmak. Davranış sergilemek. Hizaya gelmek.

Offense : Kalbini kırma. Gücendirme. İncitme. Tecavüz. Hücum. Cürüm. Kırılma. Bkz.offence. Gücenme. Suç.

Behaves : Hizaya gelmek. Davranış sergilemek.

Discourtesy : Nezaketsizlik. Saygısızlık. Kabalık.

Behaviour : Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü. Hareket. Davranış tarzı. Hal. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Hareket tarzı. Tavır. Tutum. Davranış.

 

Deal : Patlatmak. Dağıtmak. İş. Uyuşturucu işi yapmak. Meşgul olmak. Kağıtları dağıtma sırası. Miktar. Alışveriş etmek. Oyun kağıdı dağıtmak. (bir sorunla) ilgilenmek.

Doings : Şeyler. İş. Davranış. Zımbırtı. Şey. Muamele. Faaliyet. Hareket. Tavır. Gidişat.

Action : Çalışma şekli. Dava. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Aksiyon. Olayların gelişimi. Hareket biçimi. Askeri harekat. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Etki. Çalışma.

Behaving synonyms : offensive activity, activeness, dirty pool, the ways of the world, dirty tricks, the way of the world, demeans, bohemianism, comport oneself, budge, bear oneself, aggression, offence, budges, acted, demean, comporting, comported, bestir oneself, depart, budging, easiness, budged, demeaned, departs, activity, act, bob, conduct, conduct oneself, comports, deport oneself, comport oneslf.

Behaving zıt anlamlı kelimeler, Behaving kelime anlamı

Inactivity : Avarelik. Hareketsizlik. Üşengeçlik. Tesirsizlik. Tembellik. Etkisizlik. Durgunluk.

Inactiveness : Tembellik. Pasiflik. Halihazırda kullanılmama durumu. Aktif olmama durumu. Hareketsizlik. Durgunluk. Ağrı bir şekilde hareket etme durumu. Durağanlık. Etkin olmama durumu.

Inaction : Tembellik. Atalet. Durgunluk. Hareketsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Eylemsizlik. Devinimsizlik.