Behest türkçesi Behest nedir

Behest ingilizcede ne demek, Behest nerede nasıl kullanılır?

Behests : Buyruk. Emir. İrade. Israrlı istek. Israr.

Behead : Kellesini uçurmak (argo terim). Başını kesmek. Kafasını kesmek. Kafasını koparmak. Baş kesmek. Kellesini uçurmak. Boynunu vurmak. Kafasını uçurmak. Kellesini vurdurmak.

Beheaded : Boynunu vurmak. Başı kesilen. Başı kesilmiş. Kellesini uçurmak (argo terim). Kafasını kesmek.

Beheading : Boynunu vurdurma. Başını kesme. Başını keserek idam etme. Kellesini uçurma. Boynunu vurma.

Beheads : Kafasını kesmek. Başını kesmek. Kafasını koparmak. Baş kesmek. Kellesini uçurmak. Kafasını uçurmak. Kellesini vurdurmak. Boynunu vurmak. Kellesini uçurmak (argo terim).

Beharviorism : İnsan davranışlarını dışsal uyarılar çerçevesinde inceleyen ve sistematik olarak ilk kez 1913 yılında watson tarafından ortaya atılan psikoloji yaklaşımı. Davranışçılık.

Behenic acid : Behenik asit. Yirmi iki karbonlu doymuş yağ asidi.

Behemoths : Dev yaratık. Dev hayvan. Behemot.

Beherglas : Beher. Beherglas.

Beherglass : Silindir biçiminde, sıvıların hacim olarak ölçülmesinde, karıştırmasında, aktarılmasında veya kaynatılmasında kullanılan, alt tarafı düz, değişik hacimlerde cam kap, beherglas. Beher.

 

İngilizce Behest Türkçe anlamı, Behest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Behest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Captive : Baskı altında. Mahkum. Tutsak. Esir. Esir düşmüş. Tutsak edilmiş. Kapatılmış. Kısıtlanmış. Köle.

Insistency : Direnme durumu. Ayak direme. Peşini bırakmama durumu. Israrcı olma durumu. Kararlılık. Zorlama.

Urgencies : Kaçınılmazlık. Aciliyet. Sıkıştırma. Acele. Öncelik. İvedilik. Zorunluluk. Tazyik. Baskı.

Imperative : Zorunluluk. Emreden. Buyurucu. Şart. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.’nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alım’dır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Tahakküm. Mecburi. Zorunlu.

 

Edict : Hüküm. Ferman. Tebliğ. Bildiri.

Imper : Emir kipindeki fiil (gramer). Emir kipi. Bir emir veya talep durumunda kullanılan biçim (gramer). Zorunluluk. İmperative (gereklilik). Komuta. Gereklilik.

Perseverance : Direşme. Azim. Sabır. Sebat. Tahammül. Taannüt. Sonuna kadar direnme.

Enjoinders : Sıkı emir. Kısıtlama. Yasaklama. Yasak. Emir verme. Sıkı uyarı. Taraflardan birine belirli bir davranışta bulunmamasını emreden karar. Yasak etme.

Persistency : Kalıcılık. İz bırakma. Laktasyonun devamlılık indeksi. Israrcılık. Kalma süresi. Laktasyonun maksimum döneminden sonraki süt verimindeki azalma hızını belirlemek için kullanılan, maksimum süt veriminin elde edildiği aydan itibaren belli bir aydaki süt veriminin bir önceki ayın süt verimine oranının yüzdesi şeklindeki oranların ortalaması.

Behest synonyms : ameer, decreeing, commandments, self control, appointment, command, fiat, sedulousness, bid, freedoms, bidding, behests, persistence, commanding, biddings, enjoinder, decision, commandment, amir, urgency, decree, enactments, amirs, spine, becks, fiats, pertinacity, freedom, insistence, edicts, pleasure, dictation, ameers.

Behest ingilizce tanımı, definition of Behest

Behest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A command. To vow. An injunction. A mandate. That which is willed or ordered.