Urgencies türkçesi Urgencies nedir
- Baskı.
- Israr.
- Aciliyet.
- Zorunluluk.
- Öncelik.
- Kaçınılmazlık.
- İvedilik.
- Tazyik.
- Sıkıştırma.
- Acele.
Urgencies ingilizcede ne demek, Urgencies nerede nasıl kullanılır?
Counterinsurgencies : Gerilla savaşçıları veya devrimcileri ile savaşmak için kullanılan taktikler. Kontrgerilla harekatı.
Insurgencies : Direniş. Ayaklanma. Kıyam. İsyan.
Urgency : Sıkıştırma. Öncelik. Acele. İvedilik. Zorunluluk. Aciliyet. Kaçınılmazlık. Israr. Önem. Baskı.
Acknowledged the urgency : Aciliyetini kabul etmiştir. Zorunluluğunu fark etmiştir. Önemini fark etmiştir.
Counterinsurgency : Gerilla savaşçıları veya devrimcileri ile savaşmak için kullanılan taktikler. Kontrgerilla harekatı.
Resurgence : Dirilme. Yeniden dirilme. Yeniden aktiflik kazanma. Yeniden oluşma. Güçlenme. Canlanma. Yeniden güçlenme. Yer altından çıkma.
Urgent need : Acil ihtiyaç.
Insurgency : Kıyam. Ayaklanma. Direniş. İsyan.
Urgent : Israrlı. Zorunlu. Önemli. Kaçınılmaz. Acil. İvedili. İvedi. Acele. Israrcı. Israr eden.
Urgent appeal : Acil talep. Önemli talep. Önemli başvuru. Acil başvuru.
İngilizce Urgencies Türkçe anlamı, Urgencies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Urgencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Seniority : Kıdem. Yaşça büyüklük. Üstlük. Bir işte daha deneyimli ve daha eski olma. Bayrılık. Büyüklük. Çalışanın bir işte çalıştığı süre. Eskilik.
Hastier : İvedi. Çabuk sinirlenen. Telaşçı. Süratli. Çabuk. Hızlı. Daha süratli. Aceleci. Düşüncesizce yapılmış.
Exigence : Gerek. Acil durum. İhtiyaç. Gereklilik. Mecburiyet.
Crackdowns : Yasaklama. Engelleme. Kısıtlama. Sıkı önlem.
Imperiousness : Zorbalık. Baskınlık. Mecburiyet. Acillik. Müstebitlik. Emretme. Baskıcı olma durumu. Hükmetme.
Cursory : Gelişigüzel. Baştan savma. Üstünkörü. Baştansavma.
Seniorities : Üstlük. Kıdemlilik. Büyüklük. Yaşça büyüklük. Eskilik. Bir işte daha deneyimli ve daha eski olma. Kıdem. Bayrılık.
Precedences : Üstünlük. Takaddüm hakkı. Öncelik hakkı. Önde gelme. Kıdem. Rüçhan. Önce gelme. Önce olma. Öncelik sırası.
Compacting : Düzenleniyor. Sıkışma. Sıkıştırmak. Kompaksiyon. Sıkılama. Yoğunlaştırmak. Sıkılaştırmak. Dosya sıkıştırılıyor. Isıl işlemle cam yoğunluğunu artırma.
Urgencies synonyms : precedency, bustles, haste, exigencies, firming, constraints, pressure, imper, constrainment, preferences, primacy, bustled, anteriority, exigency, oppression, crackdown, necessity, stress, dispatch, persistency, burden, sedulousness, compulsions, precedence, discomposedly, constringency, festinate, constraint, duress, impaction, bd, flying, bustle.

Bu kısımda Urgencies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Urgencies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Urgencies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Urgencies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.