Belching türkçesi Belching nedir

Belching ile ilgili cümleler

English: And then, in the middle of a magnificent meal, he started belching! How disgusting!
Turkish: Ve sonra, harika bir yemeğin ortasında geğirmeye başladı! Nasıl da rahatsız edici!

English: The chimney is belching black smoke.
Turkish: Baca kara duman püskürtüyor.

English: The volcano is belching out flames and smoke.
Turkish: Volkan dışarıya alevlerini ve dumanlarını güçlü bir şekilde fırlattı.

Belching ingilizcede ne demek, Belching nerede nasıl kullanılır?

Belch forth : İstifra etmek. Kusmak. Fışkırmak.

Belch out : Fışkırmak. İstifra etmek. Kusmak.

Belch : Geğirti. Püskürmek. Duman çıkarmak. Geğirmek. Çıkarma. Fışkırmak. Püskürtmek. Çıkarmak (duman). Çıkarmak duman. Fırlatmak.

Belched : Püskürmek. Duman çıkarmak. Geğirti. Çıkarmak duman. Çıkarmak (duman). Çıkarma. Geğirmek. Fışkırmak. Püskürtmek. Fırlatmak.

Belcher : Renklendirilmiş. Renkli. Renkli eşarp. Benekli eşarp. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri.

Belchers : Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Renklendirilmiş. Benekli eşarp. Renkli. Renkli eşarp.

Abelcet : İleri düzeydeki mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ilacın marka adı (lipsome company tarafından üretilmektedir).

 

Belches : Püskürmek. Çıkarmak duman. Geğirti. Çıkarma. Geğirmek. Püskürtmek. Fırlatmak. Fışkırmak. Çıkarmak (duman). Duman çıkarmak.

İngilizce Belching Türkçe anlamı, Belching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Belching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pulverization : Ezme. Püskürtmek. Toz haline gelme. Toz haline getirme. Serpmek. Tozlaştırma. Pulverizasyon. Haşat etme. Un ufak etme.

Burped : Geğirtmek. Geğirmek. Geğirti. Gazını çıkarmak.

Burping : Ters akım süresi.

Eructation : Geğirti. Püskürme. Erüktasyon.

Reflex : Tepke. Tepki. Tepkeli. Biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir uyarana karşı gösterilen istenç dışı kalıpsal tepki. İstemsiz hareket. Refleks. Akis. Bir uyartıya verilen cevap. alınan uyartı sonucunda meydana gelen impulsa, beyne iletilmeksizin verilen cevap. yansı. Almaçların duysal uyarılmasıyla kas ve bez gibi effektorlarda oluşan istek dışı bir cevap.

Atomising : Atomlara ayırmak. Atomize etme. Püskürtmek. Atom bombası atmak.

Eructing : Zorla sürgün etmek. Şiddetle çıkarmak. Geğirmek. Gazını çıkarmak.

Atomization : Parçalama. Bir özdeciğin tüm öğeciklerine ayrılması. Bir şeyi atomlarına ayırarak yok etme. Atom silahlarıyla bombardımana maruz bırakma. Öğecikleşme. (tıp veya medikal terimi) sıvıyı sprey şeklinde küçücük damlacıklara dönüştürme (atomisation olarak da yazılır). Atomlara ayırma. Atomsal soğurma aygıtında, özdekleri atomlarına ayrıştırma. Zerrelere ayırma. Moleküllerine ayırma işlemi.

Injection : Sıvı ilaçların, amacına uygun biçimde organizmadaki venalar, çeşitli dokular, normal veya patolojik boşluklar içerisine şırınga edilmesi. İçitme. Enjekte. Damar, doku veya vücut boşluğu içine şırıngayla herhangi bir sıvı verme, zerk. Zerk. Enjekte etme. Sokulma. Lavman. Enjeksiyon.

 

Burp : Geğirtmek. Gazını çıkarmak. Geğirti. Geğirmek.

Belching synonyms : reflex response, instinctive reflex, forcing out, innate reflex, inborn reflex, burps, atomisation, ejecting, projection, pulverisation, reflex action, pulveris ation, comminution, unconditioned reflex, belch, atomizing, eructating, ejection, repelling, blastings, expulsion, blasting, jetting, physiological reaction.