Belek nedir, Belek ne demek

  • Kundak, çocuk bezi.
  • Beşiğe konulan yatak

"Belek" ile ilgili cümle

  • "Çocuk olsam beleklere belensem." - Âşık Veysel

Yerel Türkçe anlamı:

Alacalı, karışık renkli.

Beşiğe konan çocuk yatağı.

Benek

Kundak

Yeni bir ev yapıldığı zaman ev sahibi tarafından, ustalara hediye edilmek üzere evin çatısında bir sırığa bağlanan basma, kumaş parçası.

Korkak.

Hedef: Karşıya bir belek dik de ona nişan al.

Korku.

Düğünde davet için yakın akrabalara yollanan kumaş.

Pehlivanlara veya düğünde at yarışlarına katılan binicilere verilen hediye, bahşiş.

Üzerinden yol geçen tepe.

Davar sağılan yer.

Düğün hediyesi.

Saç örgüsü.

Düğün evine verilen hediye (Köşker k.)

Hediye, armağan.

Armağan.

Alacalı, siyah beyaz karışık renkli

Düğünde gelinin başına davetliler tarafından konulan yazma.

Kundak, çocuk bezi.

Çeyiz.

Bir çeşit çocuk beşiği.

Çocuk bezi, kundak.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: belik]

Hediye, armağan.

Belek isminin anlamı, Belek ne demek:

Erkek ismi olarak; Hediye, armağan. Alacalı, karışık renkli. Nişan, iz.

Fransızca'da Belek ne demek?:

corset

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Antalya kenti, Serik ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Belek hakkında bilgiler

Belek, Antalya'nın Serik ilçesine bağlı bir beldedir. Geçimini turizm ve tarımdan sağlamaktadır. Çam ormanları ve sahil ile birlikte golf tesisleri beldenin cazibesini artırmıştır. Aspendos ve Perge antik kentleri Belek Turizm Merkezine yaklaşık 25 km, Kurşunlu Milli Parkı ise yaklaşık 20 km mesafededir.

 

2013'te Çıkarılan Büyükşehir Yasası İle 2014'te Yapılan Yerel Seçimlerle Serik'e Bağlı Mahalle Olmuştur.

Belek'in nüfusu ortalama 6.640 kişidir. Belek'e ulaşım ise çok kolaydır. D 400 karayolu (Antalya-Alanya karayolu) üzerinde 2 tane Belek kavşağı bulunur. Eğer Antalya tarafından gelirseniz Sillyon kavşağından, Alanya tarafından geliyorsanız Serik otogar kavşağından Belek'e ulaşabilirsiniz.

Belek anlamı, tanımı:

Kundak : Saçları yemeninin içine alıp bağlama. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Arabalarda dingil yatağı. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek.

Çocuk : Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Küçük yaştaki erkek veya kız. Genç erkek.

Yatak : Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi.

 

Antalya : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Geçim : Anlaşma, uyum. Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet.

Turizm : Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılmış olan gezi. Bir ülkeye veya bir bölgeye turist çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılmış olan çalışmaların tümü.

Belek bırakmak : Gelin ya da güveye armağan vermek.

Belek çapıdı : Kundak, çocuk bezi.

Belek çapindi : Kundak, çocuk bezi.

Belekçahan : Yozgat kenti, Akdağmadeni belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Beleke : Yarıyarıya çavdarla karışık buğday.

Belekere : Keşke (dilek ifade eden cümle başlarında kullanılır).

Belekim : Keşke (dilek ifade eden cümle başlarında kullanılır).

Beleklemek : Çocuğu kundaklamak, sarmak, beşiğe bağlayarak, sararak yatırmak. Şaşkınlıkla karışık korku duymak, irkilmek, ürkmek, uykudan sıçrayarak korku ile uyanmak, afallamak, şaşırmak

Belekler : Konya ilinde, Aşağıçiğil nahiyesine bağlı bir bölge.

Belekli : Nevşehir ilinde, Kozaklı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.