Believing türkçesi Believing nedir

Believing ile ilgili cümleler

English: Ali has a hard time believing anything Mary says.
Turkish: Ali Mary'nin söylediğine inanarak zor zaman geçiriyor.

English: He has good grounds for believing that.
Turkish: Ona inanmak için onun iyi dayanakları var.

English: I cannot help believing what he says.
Turkish: Onun söylediği şeye inanmaktan kendimi alamıyorum.

English: A fault common to scientists is mistakenly believing that every problem has a technical solution.
Turkish: Bilim adamlarına göre yaygın bir hata her problemin teknik bir çözümü var olduğuna yanlışlıkla inanmaktır.

English: How old were you when you stopped believing in Santa Claus?
Turkish: Noel Baba'ya inanmayı bıraktığında kaç yaşındaydın?

Believing ingilizcede ne demek, Believing nerede nasıl kullanılır?

Believing in : -a inanma. -nın varlığına inanma. -a inancı olma.

Talk somebody into believing something : İnandırmaya çalışmak.

Seeing is believing : Gözümle görmeden inanmam. Görmek en iyi kanıttır. Bir şeyi duymaktansa görmek daha iyidir. Görmek inanmaktır. Gördüğün şeye inan.

Disbelieving : Güvenmemek. Kuşkulanmak. Kuşku duyma. İnanmama. İnanmamak. Güvenmeme. İnançsız olmak. İman etmemek.

 

Disbelievingly : İnanmazcasına. İnanmayarak. Kuşku duyarak. İnançsız bir biçimde. Güvenmeyerek. Güvensiz bir şekilde. Şüpheci bir biçimde. Kuşkucu bir biçimde. Kuşkuyla. Şüpheyle.

Believability : İnandırıcılık. İnanılırlık. Makullük. Akla yatkınlık.

Misbelieving : İnanmamak. Yanlış inancı olmak.

Believably : Makul bir şekilde. İnandırıcı bir şekilde. İnanılır bir şekilde. Akla yatkın bir şekilde. Akla yatkın şekilde. İnanılır şekilde.

Unbelievingly : İnançsızca. Kuşkucu bir biçimde. İnanmayarak. Şüpheci bir şekilde. İnanmaksızın. İnançsız bir biçimde. İnançsız bir şekilde. İnanmaz bir şekilde. Şüpheyle. Kuşkucu bir şekilde.

Believe an apology is in order : Bir pişmanlık ifadesinin yaraşır olduğunu düşünmek. Özür dilemenin usulüne uygun olduğuna inanmak.

İngilizce Believing Türkçe anlamı, Believing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Believing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assureds : Önceden belli olan. Garantili. Kendine güvenen. Sigortalı kimse. Sigorta poliçesinin lehtarı. Kendinden emin. Sağlama bağlanmış. Emin. Güven verilmiş.

Churl : Cimri kimse. Ayı. Kaba adam. Hödük (argo terim). Köylü. Hayvan. Pinti herif (argo terim). Hanzo. Hödük.

Trusting : Güven dolu. Güvenilir. Güvenen. Çabuk inanan. Güvenme.

Worshipper : Allah'a tapınan kimse. İbadetçi. İbadet eden. Tapınan kimse. İbadet eden kimse. Tapan kimse.

Close fisted : Pinti. Eli sıkı.

Belief : Düşünce. Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme. Fikir. Kanaat. Kişiliğin derinliğine sızmış ve tüm öteki süreçlerde yansıması olan en süreğen biliş ve inanışlardan her biri. Kanı. Akide.

 

Creed : Mezhep. Bir dinin temel ilkelerini içeren ifade. İtikat. İman. Birinin veya bir grubun felsefesini yansıtan ilkeler. İnanç. Akide. Amentü. Öğreti.

Beliefs : Fikir. İman. Kanı. İtimat. Düşünce. İnanç. Güven. İtikat.

Cheeseparing : Hesapçı kimse. Pinti. Değersiz şey. Hesapçı.

Deception : Kandırma. Ayartma. Yanıltma. Utanç. Hile. Aldanma. Aldatma. Düzen. Dalavere.

Believing synonyms : basic cognitive process, conscious, creeds, churlish, cheapskates, careful, gullibility, chariest, confidences, crediting, muslim, professed, credences, churls, sculduggery, cheapskate, deceptions, faithing, assured, faiths, faith, faithfuls, worshippers, cheap, closefisted, skullduggeries, reliant, worshiper, faithful, skulduggery, swallowing, trust, credence.

Believing ingilizce tanımı, definition of Believing

Believing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having belief. That believes.