Benefic türkçesi Benefic nedir

Benefic ile ilgili cümleler

English: Millions of beneficial organisms live in the human digestive tract.
Turkish: İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.

English: It was very beneficial.
Turkish: Çok yararlı oldu.

English: Ali decided that it wouldn't be beneficial to study French.
Turkish: Ali Fransızca çalışmanın yararlı olmayacağına karar verdi.

English: Is eating a clove of garlic every day beneficial to your health?
Turkish: Her gün bir diş sarımsak yemek sağlığınız için yararlı mıdır?

English: Properly used, certain poisons will prove beneficial.
Turkish: Uygun şekilde kullanılırsa, belirli zehirler yararlı olacaktır.

Benefic ingilizcede ne demek, Benefic nerede nasıl kullanılır?

Benefication : Zenginleştirme.

Benefice : Arpalık. Tımar. Maaşlı papaz makamı. Maaşlı papazlık makamı.

Beneficed : Maaşlı makam sahibi olan.

Beneficence : Bağış. Yardımseverlik. İhsan. Hayır işine bağışlanan para. İyilik. Lütuf. Cömertlik. Hayır.

Beneficent : İyiliksever. İyi. Hayırlı. İyilikçi. Hayır sahibi. Yardımsever. Cömert. Hayırsever.

Beneficial interest : Yararlanma hakkı. Varlıkların sahipliğinden kaynaklanmayan yararlanma hakkı. İntifa hakkı.

 

Beneficial ownership : Yararlanma hakkı. Sadece avantaj sağlama ve keyif amaçlı sahiplik (hukuk terimi). İntifa hakkı.

Beneficial insect : Haşereleri yiyen böcek. Faydalı böcek. Biyolojik haşere kontrolü aracısı.

Beneficial association : Hayır derneği. Yardım kurumu. Hayır kurumu. Yardımlaşma derneği.

Beneficial insects : Haşereleri yiyen böcek. Faydalı böcek. Biyolojik haşere kontrolü aracısı.

İngilizce Benefic Türkçe anlamı, Benefic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Benefic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fruitful : Meyveli. Verimli. Mahsuldar. Artağan. Sonuç veren. Bereketli. Meyvesi bol. Semereli.

Ganancial : Fayda getiren.

Of service : Yararı olmak. Yardımcı. Yardımcı olmak. Yardım etmek.

Propitious : Uygun. Avantajlı. Merhametli. Cömert. Bağışlayıcı. Elverişli. Ümitli. Uğurlu. Müsait.

Fatter : Şişman. Besili. Bereketli. Yağlı. Şişkin. Semiz. Şişko. Verimli. Dolgun.

Lucrative : Ballı. Rantabl.

Beneficent : İyiliksever. Cömert. Hayırsever. İyilikçi. İyi. Hayır sahibi. Yardımsever.

Productive : Müsmir. Yaratıcı. Üretken. Prodüktif. Mümbit. Bereketli. Verimli.

Favorable : Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı. Lehte. Müsait. Uygun. İyi niyetli. Lütufkar. Tatminkar. Hoşa giden. Avantajlı. Yandaş.

Paying : Paralı. Ödeme yapan. Ücretli. Ücret. Tediye. Ödeyen. Para getiren. Vergin. Ödeme.

Benefic synonyms : contributing, auspicious, fortunate, helpful, asset, gainfully, gainly, aidful, fructuous, commercial, profitable, beneficial, improving, fattest, benign, benignant, able bodied, juiciest, salutary, juicier, good, assistive, gainful, payable, of avail, efficacious, expedient, favourable, expediential, constructive, covered with snow, auspicial, moneymakers.

 

Benefic zıt anlamlı kelimeler, Benefic kelime anlamı

Maleficent : Zararlı. Kötü.

Benefic ingilizce tanımı, definition of Benefic

Benefic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Favorable. Beneficent.