Benzoline türkçesi Benzoline nedir
Benzoline ingilizcede ne demek, Benzoline nerede nasıl kullanılır?
P metoksi propenil benzol : Anisaldehit. Yemlere katılan sentetik tatlandırıcı.
Benzol : Benzole. Benzol.
Benzole : Benzol.
Nitrobenzol : Nitrik asidin benzen üzerindeki etkisiyle üretilen badem kokusu olan ve anilin üretiminde kullanılan sarı madde (kimya). Nitrobenzen.
Benzoate : Kimyasal bir madde. Benzoat.
Benzoates : Benzoat. Kimyasal bir madde.
Benzodiazepines : Veteriner pratikte genellikle trankilizan, kas gevşetici, preanestezik ve nörolept ağrı kesilmesi gibi amaçlarla kullanılan ve içerisinde diazepam, zolezapam, okzazepam ve tilezepam gibi etken maddeleri bulunduran bir ilaç grubu. Benzodiazepin. (tıp veya medikal terimi) yatıştırıcı olarak kullanılan gruba ait bileşimlerden herhangi biri. Benzodiazepinler. Benzodiyazepinler.
Benzoins : Benzoin. Asilbent. Aselbent.
Benzoic : Benzoik. Aselbentten elde edilen.
Benzodioxans : Sentetik yapılı olan ve içerisinde piperoksan, dibozane vb. ilaçları bulunduran alfa almaç engelleyici bir ilaç grubunun adı. Benzodioksanlar.
İngilizce Benzoline Türkçe anlamı, Benzoline eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Benzoline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
[#benzen Benzene] : Benzen.
Petroleum : Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Gazyağı. Ham petrol. Canlı artıklarının yer altında yüksek sıcaklık ve basınç nedeniyle oluşturduğu, ana yapısı değişik oran ve nicelikte karbon, hidrojen içeren koyu renkli, yanıcı, doğal sıvı. Petrol yağı. Yer kabuğundan çıkartılan gaz, sıvı ve katı hidrokarbonların kara-kahverenkli, yanıcı, koyu bir karışımı. Yeryağı. Petrol. Petrol kökenli.
Benzines : Petrol eteri.
Petrol : Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°c arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.). Yeryağının bölümlü damıtılmasıyla elde edilen, genel olarak 5-12 karbon atomu içeren hidrokarbon moleküllerinin oluşturduğu, renksiz, uçucu ve yanıcı sıvı.
Juices : İçki. Elektrik. Salgı. Meyve suyu. Özsu. Su.
Benzol : Benzole. Benzol.
Benzene ring : Benzen çemberi. Benzen halkası.
Gas : Uzun süre konuşmak. Gaz. Özdecikleri ya da öğecikleri erkince devinebilen ve bulunduğu oylumu tam olarak dolduran özdek halleri. Laklak etmek. Gaz vermek. Grizu. Gaz pedalı. Benzin almak. Gazlamak.
Gasoline : Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°c arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.). Gazolin. Yakıt.
Local : Bölgenin yerlisi. Yerel. Lokal tren. Yerel haber. Kısmi. Yerli. Şehir içi. Lokal. Ekspres olmayan. Bölgesel.
Benzoline synonyms : aromatic hydrocarbon, kekule formula, topical anaesthetic, topical anesthetic, ethyl aminobenzoate, juice, gases, benzenes, benzene nucleus, benzene formula, gasolene, benzine, gasolin, fuel, gasolines, local anaesthetic, local anesthetic.
Benzoline ingilizce tanımı, definition of Benzoline
Benzoline kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Benzole.

Bu kısımda Benzoline kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Benzoline ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Benzoline anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Benzoline ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.