Berek nedir, Berek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yazın hayvanlara musallat olan bir çeşit iri sinek.

Süs, ziynet.

Börek.

Berek ile ilgili Cümleler

  • “Bereket versin, gece bu kır yolu tenha idi.”
  • Misafirler erken geldi, ama bereket versin ki ben zaten yemek yapmayı bitirmiştim.
  • “Bereket versin ki padişahın cellatları kapıya dayanmadılar.”
  • Bereket versin ki, işkolik ölmedi.
  • Bereket versin ki kimse öldürülmedi.
  • Bereket versin ki, hiçbir can kaybı olmadı.
  • Allah bereket versin!
  • Onda hısım akraba sürüsüne bereket!
  • Alan bereketli mi?
  • Şimdi bereketli bir ovanın olduğu yerde çölden başka bir şey yok.
  • Bereket, şans yanımdaydı.
  • Allah sana bereket versin.
  • Bereket versin ki, yolda fırtınayla karşılaşmadılar.
  • Bu yıl bereketli mahsülümüz vardı.

Berek ile ilgili Atasözü veya Deyim

allah (binbir) bereket versin : bir kazanç karşısında durumundan hoşnut olmayı belirten bir söz.

allah halil ibrahim bereketi versin : “Tanrı çok versin, bereket versin” anlamında kullanılan bir söz.

bereket ki (veya bereket versin ki) : “iyi ki, Tanrı'ya şükür ki” anlamında kullanılan bir söz.

bereket versin : para alan kimsenin söylediği iyi dilek sözü bir kimsenin bir durumdan hoşnutluğunu anlatan söz.

bereketli ola (veya olsun) : yemek yemekte olanlara veya ürünlerini toplayanlara söylenen iyi dilek sözü.

 

kesenize bereket : maddi katkısı görülen bir kimseye “çok kazan, kazancın bol olsun” anlamında kullanılan bir iyi dilek sözü.

nerede hareket, orada bereket : “hareket olan yerde bolluk olur” anlamında kullanılan bir söz.

ömrüne bereket : “ömrün uzun olsun, var ol, sağ ol” anlamında kullanılan bir söz.

sürüsüne bereket : pek çok, pek bol.

Berek tanımı, anlamı

Bere : Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik

Berekallah : Maşallah.

Bereket boynuzu : (Süsleme) İçinden çiçek ve meyvelerin taştığı, barış ve bolluk simgesi olan boynuz örgesi.

Bereket denizi : Ay'ın bize bakan yüzeyinde büyük bir düzlük.

Bereket versun : Allahtan, şükür ki.

Bereketlendirme : Bereketlendirmek işi.

Bereketlendirmek : Bereketlenme işini yaptırmak.

Bereketlenebilme : Bereketlenebilmek işi.

Bereketlenebilmek : Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Bereketsiz : Kendinden beklenen yararlığı sağlayamayan.

Bereketsizleşme : Bereketsizleşmek işi.

Bereketsizleşmek : Bereketsiz duruma gelmek.

Berekleşmek : Yitmek, kaybolmak.

Bereket : Bolluk, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. Yağmur.

Bereketlenme : Bereketlenmek işi.

Bereketlenmek : Çoğalmak, artmak.

Bereketli : Bol, verimli.

Bereketlilik : Bereketli olma durumu.

Bereketsizlik : Bereketsiz olma durumu.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Diğer dillerde Berberin anlamı nedir?

İngilizce'de Berberin ne demek ? : berberine