Berries türkçesi Berries nedir

  • Meyve (dutsu).
  • Dut.
  • Etli ve zarlı kabuksuz meyve.
  • İstakoz yumurtası.

Berries ile ilgili cümleler

English: Acai berries have become popular.
Turkish: Acai çilekleri popüler oldu.

English: Ali grows strawberries in his garden.
Turkish: Ali bahçesinde çilek yetiştirir.

English: Jale is picking berries in the forest.
Turkish: Jale ormanda çilekler topluyor.

English: Ali biked 30 km to the store to buy strawberries for his pregnant wife.
Turkish: Ali hamile eşine çilek almak için mağazaya kadar 30 km bisiklet sürdü.

English: After I pick some blueberries, I make a tart.
Turkish: Biraz yaban mersini topladıktan sonra, bir pasta yaparım.

Berries ingilizcede ne demek, Berries nerede nasıl kullanılır?

Juniper berries : Ardıç meyvesi. Ardıç meyvası.

Barberries : Sarıçalı. Amberbaris. Diken üzümü. Kadıntuzluğu.

Bayberries : Defne meyvesi. Bu çalıdan elde edilen meyve. Mumağacı. Bir çalı türü.

Bearberries : Ayıüzümü. Yaprağını dökmeyen bir funda türü. Hoca yemişi.

Blackberries : Böğürtlen. Dikendutu.

Huckleberries : Yaban mersini. Çay üzümü. Amerikan yabanmersini. Kamburüzüm. Yabanmersini. Kırmızı ayı üzümü.

Gooseberries : Bektaşi üzümü. Bektaşiüzümü.

Loganberries : Bir çalı türü. Ahududu ve böğürtlen arası bir meyvesi olan çalıda yetişen koyu kırmızı dutsu meyve.

 

Cranberries : İrlandalı ünlü bir pop rock grubu.

Mulberries : Dut. Dut ağacı.

İngilizce Berries Türkçe anlamı, Berries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Berries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rash : Kurdeşen. Kaşıntı. Kızarıklık. Silsile. Aceleci. Gözüpek. Döküntü. Atılgan. Atak. İsilik.

Order : İntizam. Tertip. Sipariş vermek. Yol. Yargı. Havale. Türküm. Emir. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Çeşit.

Nexus : Rabıta. Bağlantı noktası. İrtibat. Bağlantı çekidi. Bağ. Çatkı.

Actinide series : Aktinit serisi. Aktinik dizisi. Aktinitler.

White mulberry : Ak dut. Beyaz dut.

Ordering : Düzenleme. Sıralama. Düzenleşim. Buyurma. Sipariş verme. Düzenleyiş. Hükmetme. Satın almak için resmi talepte bulunma. Ismarlama. Sipariş etme.

Obstruction : Tıkanıklık. Engellenme, tıkanma veya kapanma. Blokaj. Futbol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Set. Karşı gelme. Kapama. Önünü tıkama. Engel olma. Önünü kapama.

Ordination : Buyurma. Papazlığa atanma töreni. Sınıflandırma. Atanma ve kutsanma. Atanma.

Berry : Kiraz gibi meyveler. Böğürtlen. Dut toplamak. Meyve dutsu. Çilek. Yumuşak meyve.

Train : Kuyruk (elbise, kus, yildiz). Antrenman yapmak. Kafile. Tren. Terbiye etmek. İdman yapmak. Sıra. Yetiştirmek. Katar. Eğitime tabi tutmak.

Berries synonyms : electrochemical series, ideological barrier, stations of the cross, lanthanide series, electromotive series, helium group, patterned advance, berried, roadblock, electromotive force series, cycle, morus, course, mulberries, concatenation, progression, sequence, string, wave train, line, mulberry, berrying, succession, stations, obstacle, language barrier, blizzard, chain, hierarchy, cordon.

 

Berries zıt anlamlı kelimeler, Berries kelime anlamı

Unfruitful : Kısır. Bereketsiz. Başarısız. Verimsiz. Meyvesiz. Meyvesız.