Nexus türkçesi Nexus nedir

Nexus ingilizcede ne demek, Nexus nerede nasıl kullanılır?

Causal nexus : Nedensel bağlantı noktası.

Nexuses : Bağ. Rabıta.

Conexus : İrtibat, bağlantı. Koneksus.

Connexus : Birleşmiş. Konneksus.

Adnexum : Yardımcı anatomik parçalar. Birbirine bağlı veya ekli olan parçalar. Vücudun bitişik olan yapı parçaları.

Next available record counter : İlk boş tutanak.

Next best : En iyi ikinci. İkinci seçenek.

Next character : Sonraki karaktere git. Sonraki karakter.

Annexure : Ek.

Nexin : Neksin. Kamçılarda ve sillerde yan yana gelen mikrotüpçükleri birleştiren protein.

İngilizce Nexus Türkçe anlamı, Nexus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nexus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carcass : Cife. Hkr. Hayvan ölüsü. Birşeyin döküntü parçaları. Karkas. Enkaz. Kalıntı (argo terim). Kadavra. Eski ya da bitmemiş tekne iskeleti.

Contact : Konuşmak. Bağlantı kurulan kimse. Dokunma. Faktör xıı. Ayrı ayrı katmanlanmış durumda bulunan katmanları yanyana getirme. İlişki kurmak. Temas etmek. Görüşmek. Değini. İletişime geçmek.

Agglomeration : Yığın. Yığışma. Toplama. Bir araya toplama. Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer. Yığma. Halter. Toplanma. Yerleşim yeri. Küme.

 

Bundle : Bohça. Tıkıştırmak. Paket. Sokuşturmak. Demet. Çıkın. Tomar. Palas pandıras yollamak. Toplamak. Bir yığın.

Bindles : Eroin. Ufak uyuşturucu tozu paketi. Bohça. (argo) demet.

Liaison : Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. Ulama. Vasletme. Yasak aşk. Birleştirme. Münasebet. Evlilik dışı cinsel ilişki. Terbiye (yemek). Yemekte terbiye.

Junctions : Dörtyol ağzı. Kavşak. Birleşme yeri.

Ammunition clip : Şarjör. Birkaç mermiyi bir arada tutan aparat.

Junc : Kesişme. Buluşma noktası. İki şeyin bir yerde buluşup kesiştikleri yer (yollar, nehirler, vs.). Geçit. Bağlantı. Birleşme noktası.

Liaisons : Vasletme. Münasebet. İlişki. Yasak aşk. Evlilik dışı cinsel ilişki. Birleştirme. Bitişme. Ulama. Bağlantı.

Nexus synonyms : coilers, linkups, chassis frame, copula, crossway, binding post, chassis, vinculum, binders, bindle, port, linkage, connexion, link, binder, nexuses, bandage, agglomerations, beginnings, junction point, linkup, port connection point, trunk, coupler, coiler, bond, headband, bk, alliance, link up, alliances, junction, communication.

Nexus ingilizce tanımı, definition of Nexus

Nexus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tie. Connection.