Rabıta nedir, Rabıta ne demek
Rabıta; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Bağlayan şey, bağ.
- İlgi, ilişki.
- Birbirini tutma, tutarlık.
- Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü.
- Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması.
- İki şeyi birbirine bağlayan ip.
- Düzen, sıra

"Rabıta" ile ilgili cümle
- "Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor." - P. Safa
- "Bu dünya öyle bir dünya ki zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor." - R. N. Güntekin
Hukuki terim anlamı:
bağ, bağıntı.
Bilimsel terim anlamı:
[Bakınız: ayak]
Rabıta anlamı, kısaca tanımı:
Rabıt : Bağlaç. Bağ, bağlama.
Rabıtalı : Düzgün, düzenli. Bağlantılı. Sözünü bilen, tutarlı, ağırbaşlı.
Rabıtasız : Birbirine bağlı veya tutarlı olmadan. Bağlantısız. Düzensiz, birbirini tutmaz. Ağırbaşlı olmayan, tutarsız.
Rabıtasızlık : Rabıtasız olma durumu.
İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.
Tutma : Destekleme. Yanaşma. Tutmak işi. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
Tutarlık : Anlatımın konuyla bağdaşması, insicam. Uygunluk, insicam.
Düzen : Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Alet edevat takımı. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Dolap, hile. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bez dokuma tezgâhı.
Geçmeli : Geçmesi olan.
Tahta : Bu ağaçtan yapılmış. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Kara tahta. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası.
Döşeme : Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Döşemek işi. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama.
Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.
Bağ : Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Sargı. İlgi, ilişki, rabıta. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bağlam, deste, demet. Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. Meyve bahçesi.
İki : Birden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı. Birden bir artık.
İp : İplik. Asarak öldürme cezası.
İlgi : Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet.
Sıra : Nöbet. Düzen. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Tahtadan oturak. Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman.
Diğer dillerde Rabıta anlamı nedir?
İngilizce'de Rabıta ne demek? : n. nexus, accolade
Almanca'da Rabıta : Bindeglied
Rusça'da Rabıta : n. связь (F), отношение (N), система (F)

Bu kısımda Rabıta nedir? Rabıta ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Rabıta tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Rabıta hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.