Nexuses türkçesi Nexuses nedir

Nexuses ingilizcede ne demek, Nexuses nerede nasıl kullanılır?

Causal nexus : Nedensel bağlantı noktası.

Nexus : Bağlantı noktası. Bağ. İrtibat. Rabıta. Çatkı. Bağlantı çekidi.

Conexus : İrtibat, bağlantı. Koneksus.

Connexus : Konneksus. Birleşmiş.

Adnexum : Vücudun bitişik olan yapı parçaları. Birbirine bağlı veya ekli olan parçalar. Yardımcı anatomik parçalar.

Next : Önümüzdeki. Bir sonra. Bir sonraki. En yakın. Gelecek. Ardından. Bitişik. Daha sonra. Sonraki.

Next but one : Bir evvelki. Hemen önceki.

Nexin : Kamçılarda ve sillerde yan yana gelen mikrotüpçükleri birleştiren protein. Neksin.

Next available position counter : İlk boş yer sayacı.

Next available record counter : İlk boş tutanak.

İngilizce Nexuses Türkçe anlamı, Nexuses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nexuses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Method : Yol. Tarz. İnceleme konusunun anlıksal düzeyde çoğaltımını yapmaya dayalı dizgesel, düzenli bilgi edinme yolu. Çağdaş oyunculuğun kurucusu stanislavski yöntemi için kullanılan sözcük. bk. stanislavski dizgesi. Usul. Bilgisayar, eğitim, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Düzen. Tertip. Bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol. yeni gerçekleri bulmak, bilinen gerçekleri yorumlamak ve açıklamak için tutulan mantıklı düşünme yolu. Jüye.

 

Bk : Fiyat. Berkelyumun simgesi. Book (kitap). Parasal fiyat. Cari işlemler denkliği. Kitap. Cari işlemler dengesi. Bir araya getirilmiş yazım eseri.

Bindles : (argo) demet. Eroin. Ufak uyuşturucu tozu paketi. Bohça.

Alliances : Birleşme. Birlik. Pakt. Anlaşma. Akrabalık. Dünürlük. Antlaşma. İttifak.

Coilers : Bağlayıcı. Kangal sarıcı. Koyler. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey. Bobin sarıcı.

Affixture : Bağlantı. Ek. Kombinasyon.

Bandage : Yarayı sarmak. Sargı bezi. Sarmak. Bağlamak. Sargı sarmak. Bandajlamak. Koruyucu çember. Dolamak.

Binders : Bağlayıcı madde. Ciltçi. Geçici anlaşma. Ciltler. Biçerbağlar. Cilt. Bağlayıcılar. Kuşak. Kap.

Copula : Cinsel ilişki. Ek-fiil. Cinsel birleşme. Eski türkçede er- yardımcı fiilinin er->ir->i- biçiminde ekleşmesinden oluşan, ad soylu kelimelerin yüklem olarak kullanılmasını sağlayan ve birleşik fiil çekimlerinde de görev alan fiil. şahıslara göre çekiminde +ım/+um, +sın/+sun, +sı-nız/ +su-nuz, dırıar/ +durlar şekillerine girer: çalışkan+ım, çalışkan+sın, çalışkan+dır, çalışkan+ız, çalışkan+sınız, çalışkan+dırlar gibi. yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere, ek-fiilin şahıs teklik ve çokluk çekiminde eski bir tur- yardımcı fiilinin ekleşmesinden oluşan +dır bildirme eki kullanılmaktadır. ek-fiilin olumsuzu değil kelimesi ile kurulur: eski değildir, rahat değildirler (değillerdir). ek- fiilin hikaye, rivayet ve şart biçimleri şahıs ekleri ile genişletilmiş -dı/ -du, -mış/-muş, -sa ekleri ile kurulur: çalışkan-dım (<çalışkan i-dim), çalışkan değildim (<çalışkan değil i-dim); çalışkan-mışım (<çalışkan i-mişim) çalışkan değilsem (<çalışkan değil i-sem) vb. krş. bildirme ekleri. Bildirme eki. Haber edatı. Koşaç.

 

Bindle : Ufak uyuşturucu tozu paketi. Bohça. Eroin. (argo) demet.

Nexuses synonyms : coiler, linkage, link, relation, binder, ammunition clip, bundle, vinculum, bond, copulas, beginnings, coupler, nexus, series, connection, alliance.