Besots türkçesi Besots nedir

Besots ingilizcede ne demek, Besots nerede nasıl kullanılır?

Besot : İçkiyle kendinden geçirmek. İçkiyle mest etmek. Afallatmak. Aptallaştırmak. Sarhoş etmek. Sersemletmek.

Besotted : Aşık. Abayı yakmış. Sarhoş olmuş. Karasevdalı. Sersemletilmiş. Sersemleşmiş. Sersemlemiş. Aptal. Sersem. Sersemleşmiş (argo terim).

Besotting : Afallatmak. Sersemletmek. İçkiyle kendinden geçirmek. Aptallaştırmak. İçkiyle mest etmek.

Be besotted with : Kapılmak. Kendini bir şeye kaptırmak. Sevdasına kapılmak.

Besom : Katırtırnağı. Çalı süpürgesi.

Besought : Yakarmak. İstemek. Rica etmek. Beseech (yalvarmak). Yalvarmak. Talep etmek.

Besoms : Çalı süpürgesi. Katırtırnağı.

Beseecher : Talep eden. Rica eden kimse. Dileyen. İstirham eden. İsteyen. Rica eden. Yalvaran kimse.

Beseech : Dilemek. Yalvarmak. İstemek. İstirham etmek. Rica etmek.

Beseeches : Rica etmek. Yalvarmak. Dilemek.

İngilizce Besots Türkçe anlamı, Besots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Besots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stupify : Şaşırtmak.

Unsurpassable : Aşılmaz. Geçilmez.

Incomparable : Mukayese kabul etmez. Alternatifsiz. Benzersiz. Eşsiz. İle kıyaslanamaz. Kıyaslanamaz. Emsalsiz. Karşılaştırılamaz. Kıyas kabul etmez. Emsali kalmamış.

 

Chafe : Kızdırmak. İllet olmak. Sürtünmek. Yıpratmak. Vurmak (ayakkabı). Ovalamak. Rahatsız etmek. Sürtmek. Yaralamak. Kızmak.

Confuses : Şaşırtmak. Ayırt edememek. Kafasını karıştırmak. Karman çorman etmek. Farkedememek. Serseme çevirmek. Kafası karışmak. Bozmak. Telaşlandırmak. Zihnini karıştırmak.

Goad : Rahatsız etmek. Teşvik. Kışkırtıcı şey. Kışkırtmak. Dürtmek. Galeyana getirmek. Teşvik etmek. Gönder. Nodullamak. İtmek.

Good : Yarar. Çok. Uslu. Doğruluk. İyilik. İyi. Hayır. Güzel. Yararlı. Çıkar.

Stultify : Aptal gibi göstermek. Çıkmaza sokmak. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Küçük düşürmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Rezil etmek. İptal etmek. Çürütmek. Etkisini azaltmak.

Plague : Uğraşmak. Veba. İstila. Eziyet vermek. Başının etini yemek. Bezdirmek. Bela olmak. Bulaşmak. Öldürücü salgın hastalık. Bela.

Stupefies : Şaşkınlık uyandırmak. Bunaltmak. Çok şaşırtmak. Uyuşturmak. Serseme çevirmek. Şaşırtmak. Şoke etmek.

Besots synonyms : go to meeting, prizewinning, sunday go to meeting, top grade, unexceeded, chevvy, bemuse, frustrate, chevy, superior, harass, crucify, rile, bewilders, besotting, optimal, astound, primo, carry a person off his feet, record breaking, rag, harry, befuddling, bemaze, dazes, bedevil, dun, astonish, stultify the mind, bother, nark, superfine, bewilder.

Besots zıt anlamlı kelimeler, Besots kelime anlamı

Comparable : Kıyaslanabilir. Benzer. Kıyas götürür. Kıyas edilebilir. Karşılaştırılabilir. Mukayese edilebilir.

 

Bottom : Dipteki. Temeline inmek. Bir temel üzerine yerleştirmek. Dip koymak. Alttaki. Dip. Kurmak. Dibe dokunmak. Dibe ulaşmak. Değmek.

Bad : Yetersiz çelgi. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Terbiyesiz. Bozuk. Şanssızlık. Kötü. Perişanlık. Kokuşmuş. Zarar.

Besots antonyms : worst, side, inferior.