Besprinkles türkçesi Besprinkles nedir

Besprinkles ingilizcede ne demek, Besprinkles nerede nasıl kullanılır?

Besprinkle : Saçmak. Serpmek. Lekelemek.

Besprinkled : Saçmak. Serpmek. Lekelemek.

Besprinkling : Serpmek. Lekelemek. Saçmak.

İngilizce Besprinkles Türkçe anlamı, Besprinkles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Besprinkles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aspersing : İftira etmek. Çamur atmak. Alnına leke çalmak. İftira atmak. Alnına leke sürmek.

Bedaub : Sıvamak. Bulamak. Sürmek. Kirletmek. Bulaştırmak. Karalamak.

Bestrewing : Yayarak kaplamak. Kaplamak. Dağıtmak.

Disperse : Serpilmek. Ayırmak. Gidermek. Yaymak. Ayrılmak. Açılmak. Dağılmak. Yayılmak. Dağıtmak.

Bastardize : Çarpıtmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Yozlaşmak. Değerini düşürmek. Dejenere etmek. Bozmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Lekelenmek. Saptırmak.

Dabbles : Suyla oynamak. Takılmak. Hafifçe ıslatmak. Su serpmek. Sıçratmak. Merak sarmak. Su sıçratmak. Amatörce uğraşmak. Suda oynamak.

Bastardizes : Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Değerini düşürmek. Alçaltmak. Bozmak. Çarpıtmak saptırmak. Dejenere etmek. Lekelenmek. Saptırmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim).

Attaints : Yakalanmak. Tutulmak. Tenzil etmek. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Rezil etmek. Ayıp. Leke.

 

Bastardizing : Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Bozmak. Çarpıtmak. Saptırmak. Dejenere etmek. Çarpıtmak saptırmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Alçalmak. Lekelenmek.

Besprinkles synonyms : chocolate candy, besprinkled, attainting, bespreading, bedaubed, bespread, dabble, dabbled, drizzled, bespreads, asperse, sprinkle, bastardise, drizzle, broadcast, dabblings, dabbling, aspersed, besprinkle, besprinkling, bestrew, broadcasted, jimmies, sparge, bestrewed, bedaubs, drizzles, wet, bestrews, attaint, asperses, bedaubing, attainted.

Besprinkles zıt anlamlı kelimeler, Besprinkles kelime anlamı

Dry : Sek. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. Kavurmak. Yavan. Kurutmak. Kurak. Susamış. İçki karşıtı. Sütten kesilmek. Kakırdamak.