Beveridge report türkçesi Beveridge report nedir

  • İngiltere’de sosyal güvenlik sistemini geliştirmek amacıyla; çalışamayacak kadar hasta olanlara yönelik sağlık hizmetlerinin oluşturulması, ailelere yardım sağlanması, işsizlik sigortasının genişletilmesi, emekli aylıklarının yükseltilmesi, dullara aylık bağlanması, doğum ve ölüm durumunda tazminat ödenmesi gibi öneriler içeren, 1942 yılında sir william beveridge tarafından hazırlanmış plan.
  • Beveridge raporu.
  • İktisat alanında kullanılır.

Beveridge report ingilizcede ne demek, Beveridge report nerede nasıl kullanılır?

Report : Rapor. Hazır bulunmak. Borsa oyuncusunun vade sonunda fiyatının yükseleceğini beklediği bir taşınır değeri satın almak için parayı temin edemediği durumda, kendisi adına bu ödemeyi yapacak üçüncü bir kişiyi komisyon karşılığında devreye sokarak vade tarihini dolaylı olarak ertelemesi. İhbar etmek. Borsada erteleme. Söylemek. Rapor sunmak. Her tür konu üzerinde yapılan izleme, inceleme ve denetleme sonucunda düzenlenen belge. Sunmak (yasa vb.). Rapor vermek.

Beveridge nelson decomposition : Beveridge-nelson ayrıştırması.

Accident report : Olay tutanağı. Kaza raporu. Kaza tutanağı. Kaza tespit tutanağı.

Active report : Etkin rapor.

Activity report : Faaliyet raporu. Anonim şirketlerde idare meclisinin her iş yılı sonunda şirketin ticari, mali ve iktisadi durumunu ve yapılan işlemlerin özetini göstermek için hazırlamakla yükümlü olduğu yıllık rapor.

 

Activity status report : Belirli bir zamanda hesap aktivitesinin kaydedildiği hesap listesi. Etkinlik durum raporu.

İngilizce Beveridge report Türkçe anlamı, Beveridge report eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beveridge report ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Beveridge report synonyms : abnormal budget expenditures, ability to pay approach, a shift in supply, a change in demand, a shift in individual demand, a type mutual funds.