Biconcavity türkçesi Biconcavity nedir

  • Çift içbükeylik.
  • İki taraflı içbükeylik.
  • İki taraflı içbükey olma durumu.

Biconcavity ingilizcede ne demek, Biconcavity nerede nasıl kullanılır?

Biconcave : İki yüzeyi de içbükey. Her iki yüzü içbükey veya konkav olan. İki taraflı içbükey. Çift içbükey. Bikonkav. İki yüzü içbükey.

İngilizce Biconcavity Türkçe anlamı, Biconcavity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Biconcavity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Niche : Bir organizmanın yaşam sahası ve görevi. Mevki. Duvarda oyuk (heykel vb için). Oyuğa koymak. Hücre. Hücreye yerleştirmek. Uygun bir yere yerleştirmek. Heykel veya benzeri için oyuk. Uygun yer. Uygun yere koymak.

Impression : Tesir. İntiba. İzlenim. Fikir. Belirti. Tabetme. Baskı. İz. Damga. Taklit.

Depression : Çökkünlük. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi nedenlerle oluşan tecimsel sıkıntı. Sensomotorik duyarlılığın azalması. Bunalım. Durgunluk. Alçak basınç alanı. Dermansızlık. Ekonomik daralma. Bastırma. Kasvet.

Trough : Yem kabı. Uzun yemlik. İki dalga sırtı arasındaki çukur. Oluk. Papatyagiller (compositae) familyasından, yaprakları ipliksi ve paralel damarlı, çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan, aken tipi meyve taşıyan, ülkemizde 18 türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık otsu bitkiler. U koyağı. Biyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İki dalga arasındaki çukur. Ani düşüş. Buzul aşındırmalarının etkisiyle oluşmuş, kesidi u biçiminde olan koyak.

 

Hollowness : Aldatıcılık. Çöküklük. Açlık. Oyukluk. Sahtelik. Boşluk. Çukurluk. Kofluk. Boğukluk.

Recession : Girinti. Düşüş. Durgunluk (piyasa). Gerileme. Durgunluk. Geri çekilme. İktisadi dalgalanmanın daralma aşaması. Ekonomik duraklama. İktisadi gerileme.

Scoop : Dağıtıcı. Kepçe. Para kesmek. Oymak. Işıtacı, tas biçiminde bir yuvaya yerleştirilmiş, 500-1.000 w'lık, yayındırıcı ve yansıtıcı ışık kaynağı. Kaşıkla çıkarmak. Haber atlatmak. Kepçeyle çıkarmak. Diğer gazeteleri atlatmak. Çıkarmak.

Contour : Bir nesneyi ya da yüzeyi saran en dış çizgi. bir izgenin özel bir çizgisinin ya da bir kuşağının yeğinlik dalga boyu dağılım eğrisi. Dış hatlar. Çevre yolu. Çevre çizgisi. Eşyükselti eğrisi. Hudut (haritada) yükseklik çizgisi. Kontur. Dış çizgi. Oyuk. Yatay sınır.

Pocket : İç etmek. Gizlemek. Deliğe sokmak (bilardo). Veto etmek. Üstüne yatmak. Cebe indirmek. Hazmetmek (hakaret). Saklamak. Torba. Kese.

Bowl : Dokuz kuka oyunu. Kadeh. Yolunda gitmek. Top (bowling vb.). Kriket top atmak. Leğen. Şaşırtmak. Tas. Bowling oynamak. Yuvarlamak.

Biconcavity synonyms : incurvature, concaveness, form, recess, dome, fossa, indenture, conformation, corner, shape, solid, imprint, pit, indentation, cup, incurvation, concave shape, configuration.