Big fish türkçesi Big fish nedir
- Büyük öneme kimse.
- Büyük balık.
- Kodaman.
Big fish ile ilgili cümleler
English: Ali caught a big fish.
Turkish: Ali büyük bir balık yakaladı.
English: I caught a big fish yesterday with my bare hands.
Turkish: Dün sadece ellerimle büyük bir balık yakaladım.
English: I caught a big fish yesterday.
Turkish: Dün büyük bir balık yakaladım.
English: My brother caught a big fish.
Turkish: Erkek kardeşim büyük bir balık yakaladı.
English: Have you caught any big fish?
Turkish: Hiç büyük bir balık yakaladın mı?
Big fish ingilizcede ne demek, Big fish nerede nasıl kullanılır?
Big : Popüler. Kocaman. İri. Önemli. Ünlü. Büyük.
Fish : Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar. Bulup çıkarmak. Balık avlamak. Avlamak. Balık eti. Balığa çıkmak. Balık. Balık tutmak. Tutmak. Denizden çıkarmak.
Big apple : New york. New york city'nin lakabı. Büyük elma.
Big bang : Büyük patlama. 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim. Başlangıç.
Big bang theory : Büyük patlama teorisi. Bütün evrenin tek bir noktanın devasa patlamasından yaratıldığı modeli. Big bang büyük patlama teorisi. Big bang teorisi.
Big belly : Şiş göbek.
Big bellied : Kilolu. Koca göbekli. Şişman. Büyük göbekli. Toparlak. Şişko.
İngilizce Big fish Türkçe anlamı, Big fish eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Big fish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dignitary : Yüksek mevki sahibi. Yüksek memur. Ruhani lider. Büyük adam. Yüksek mevkili kimse. Mevki sahibi. Rütbe sahibi. İleri gelen.
Bigwigs : Ekabir. Önemli kimse.
A big wheel : Kişilikli insan. Nüfuzlu kimse. Güçlü ve etkin insan.
Bigwig : Önemli kimse. Büyükbaş. Önemli kişi veya kimse.
Big shot : Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Omuz çekimi. Önemli kimse.
Big gun : Ağır top. Önemli kimse.
Big noise : Borusu öten kimse. Sözü geçen kişi.
Big cheese : Önemli kimse. Önemli kişi veya kimse.
Bashaw : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Paşa. Önemli kimse.
A big gun : Ağır silah. Önemli kimse. Önemli insan. Ağır top.
Big fish synonyms : big deal, big wheel, big bug, big pot, fat cat.

Bu kısımda Big fish kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Big fish ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Big fish anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Big fish ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.