Biogen türkçesi Biogen nedir

  • Diriltgen.

Biogen ingilizcede ne demek, Biogen nerede nasıl kullanılır?

Biogen amine : Biyolojik amin. Biyojen amin.

Biogenesis : Diri oluşum. Yaşayan varlıkların diğer yaşayan varlıklardan oluşması. Dirioluşum. Biyogenez. Biyojenez. Canlı organizmaların kendileri gibi canlı organizmalardan meydana geldiğini söyleyen teori. abiogeneze karşıdır. Canlıların kendilerine benzeyen canlılardan oluştuğunu açıklayan görüş. Biyo oluşum. Biyolojik türeme.

Biogenetic : Biyojenik. Biyojenez (yaşayan varlıkların diğer yaşayan varlıklardan oluşması) ile ilgili. Biyogenetik.

Biogenetic law : Biyogenetiğin temel yasası. Türlerin oluşumu yasası. Her örgenliğin, bireysel gelişim sürecinde atalarının evrimleri boyunca edindikleri kimi özellik ve ayırıcı nitelikleri yinelediğini dile getiren dirimbilim yasası.

Biogenetical : Üremsel.

Biogenic amine : Biyojenik amin. Amino asitlerin dekarboksilasyonu veya aldehit ve ketonların aminasyon ve transaminasyonuyla oluşan, biyolojik olarak etkin, histamin, serotonin gibi azotlu maddeler. Biyolojik kökenli amin.

Abiogenesis : Cansızdan canlı oluşumu. Canlıların kendiliğinden cansızlardan oluştuğunu ileri süren teori, spontane jenerasyon teorisi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana geldiğini savunan teori, spontan jenerasyon, spontan nesil. Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana gelmesi; mikroorganizmaların ve yüksek organizmaların birdenbire cansızlardan meydana geldiğini ileri süren teori. spontane generasyon. Abiyogenez.

 

Biogeochemical cycle : Diğer organizmaların kullanması için mikroorganizmalar tarafından kimyasal elementlerin yeniden kullanılır hale getirilmesi. Biyojeokimyasal devir.

Biogeny : Canlı organizmaların diğer canlı organizmalardan oluşması.

Biogeocoenosis : Biyojeosenöz. Organizmaların özel yaşadığı çevre ile ilgilisine göre bir araya gelmesi.

İngilizce Biogen Türkçe anlamı, Biogen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Biogen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biogenic : Biyojenik. Canlı organizma aktivitelerinin neden olduğu çevresel değişimler. Yaşayan bir organizma tarafından yaratılan. Yaşamın varlığı için gerekli. Üreyen.

Larger : Daha geniş. Daha büyük. Geniş. İri. Büyük.

Big : Popüler. Kocaman. Önemli. İri. Ünlü. Büyük.

Wholeness : Tümlük. Bütünlük. Sağlamlık. Tamlık. Noksansızlık.

Damaged : Hasar görmüş. Bozulmuş. Hasarlı. Zarar verilmiş. Bozuk. Zarar görmüş. Ezik ve çürük içinde. Mahvolmuş.

Imperfect : Hikaye birleşik kipi. Noksan. Özürlü. Hatalı. Kusurlu. Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. emir dışındaki bütün kiplerin bir hikaye biçimi vardır: || geniş zamanın hikayesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikayesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || görülen geçmiş zamanın hikayesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n vb. || duyulan geçmiş zamanın hikayesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n vb. || gelecek zamanın hikayesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n vb. || şartın hikayesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n vb. || istek şeklinin hikayesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n vb. || gereklilik şeklinin hikayesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb. Bozuk. Defolu. Kusur. Eksik.

 

Unity : Teklik. Ünite. Anlaşma. Bütünlük. Vahdet. Dayanışma. Birlik. Uyum. İttifak. Bir film ya da televizyon izlencesinde, anlatılmak istenenin dağınıklığa yol açılmadan, ayrıntılara boğulmadan, ölçülü biçimde, bütünlük duygusu uyandırarak gerçekleştirilmesi durumu. bir resmi oluşturan çeşitli öğeler arasında varlığını duyuran uyuşum.

Injured : İnciniş. Dargın. Mecruh. Yaralanmış. Mağdur. Zarar gören. Yaralı. Zarar görmüş. Kırgın. Mutazarrır.

Integrity : Dürüstlük. Namus. Tamlık. Sağlamlık. İstikamet. Bütünlük kavramı. Tamamlık. Bozulmamışlık. Doğruluk (insanda).

Large : Büyük. Kalabalık (aile). Büyücek. İri. Bol. Büyük (servet). Koca. Çok. Geniş. Kocaman.

Biogen synonyms : unsound.

Biogen zıt anlamlı kelimeler, Biogen kelime anlamı

Perfect : Dört dörtlük. Kusursuz. Fiilin karşıladığı oluş ve kılışın geçmişte kişinin görgüsü ve bilgisi altında olup bittiğini anlatan zaman. türkçede görülen geçmiş zaman -dı/-du ekiyle kurulur. || tek. şah. geldim (<gel-di-m), || tek. şah. geldin (<gel-di-n), || tek. şah. geldi (<gel-di), || çokl. şah. geldik (<gel-dik), || çokl. şah. geldiniz (<gel-di-niz), || çokl. şah. geldiler (<gel,di-ler) vb. örnekler: ayna ona, cesaret ve güven veren çizgilerle gülümsedi (t. buğra, yalnızlar, s. 113). ben aldım. okuyup da ne olacaktı sanki… okuyanları da gördük. ikiz mi doğurdular, yoksa ilkleri hep oğlan mı oldu? (t. buğra, yalnızlar, s. 182). umduk, bekledik, düşündük. hangi şey umduğumuza uygun düştü (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından ı, s. 13). hayretimi görerek güldü. çok dalgındın. geldim, yanına oturdum. haber almadım, dedi ve gözleri örtülü öne bakarak devam etti (y. k. karaosmanoğlu, göst. e., ııı, s. 21) vb. Tamamlamak. Eksiksiz. Mükemmel. Geliştirmek. Görülen geçmiş zaman kipi. Kusursuz yapmak.

Uninjured : Yaralanmamış. İncinmemiş. Zarar görmemiş.

Sound : Kuvvetli. Sağlam. Ses vermek. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Bilgisayar, fizik, gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Selen odası. Güvenilir. Etki bırakmak. Gibi gelmek. Emin.

Biogen antonyms : unbroken, undamaged, small, little.

Biogen ingilizce tanımı, definition of Biogen

Biogen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bioplasm.