Unity türkçesi Unity nedir

  • Dayanışma.
  • Teklik.
  • Vahdet.
  • Anlaşma.
  • Ahenk.
  • Ünite.
  • Birleşme.
  • Uyum.
  • Bir film ya da televizyon izlencesinde, anlatılmak istenenin dağınıklığa yol açılmadan, ayrıntılara boğulmadan, ölçülü biçimde, bütünlük duygusu uyandırarak gerçekleştirilmesi durumu. bir resmi oluşturan çeşitli öğeler arasında varlığını duyuran uyuşum.
  • Uzlaşma.
  • Birlik.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • İttifak.
  • Bütünlük.

Unity ile ilgili cümleler

English: He spoke of party unity.
Turkish: O, parti birliği hakkında konuştu.

English: The figure on the left spoils the unity of the painting.
Turkish: Soldaki figür resmin bütünlüğünü bozuyor.

English: Many Eastern religions teach that there is a unity behind the diversity of phenomena.
Turkish: Birçok Doğu dinleri olayların çeşitliliği arkasında bir birlik olduğunu öğretir.

English: It is necessary to protect the national unity.
Turkish: Ulusal bütünlüğü korumak gereklidir.

English: The Emperor is the symbol of the unity of the people.
Turkish: İmparator, halkın birliğinin sembolüdür.

Unity ingilizcede ne demek, Unity nerede nasıl kullanılır?

Unity of job : İş birimi. Yapılan işin çeşidine göre, tüm işlerin ölçümlenmesinde temel olarak ele alınan iş parçası.

National unity government : Ulusal birlik hükümeti. Hem solcu hem sağcı siyasi partileri içeren hükümet.

 

Social unity group unity : Toplumsal birlik. Bir toplumsal küme üyeleri arasında görülen eylem birliği.

Economic unity : Ekonomik birlik.

Functional unity : Birlikte değişen, devinimsel bir bağımlılık içinde bulunan, neden-sonuç ilişkisi gösteren belli süreç ya da olayların ortak özellikleriyle gösterdiği işlevsel örgütlenme. İşlevsel birlik.

National unity : Ülkenin birliği. Ulusal birlik. Ülke birliği. Milli birlik.

Active natural immunity : Aktif doğal bağışıklık.

Internal unity : Bir soru ya da görüşme çizinliğini oluşturan ve her biri konuyla doğrudan ilişkili olan soruların içgidiminin sağlanması ya da bir sıra düzenine sokulmasıyla elde edilen dizem. Bağdaşım. İçbütünlük.

Adaptive immunity : Belirli hastalık etkenlerine karşı özellikle b ve t lenfositleri tarafından sağlanan ve hatırlanma özelliğine sahip korunma mekanizması. Kazanılmış bağışıklık. Uyarlayıcı bağışıklık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Edinsel bağışıklık.

Wage unity : Ücret birimi. Belirli bir zaman süresi ya da üretim birimi karşılığı ödenen para. (her saatlik çalışma karşılığı 500 kr. ya da yapılan her parça iş nedeniyle ödenen belirli bir ücret.) gibi.

İngilizce Unity Türkçe anlamı, Unity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assent : Tasvip etmek. Onaylamak. Onamak. Onay. Rıza. Anlaşmak. Kabul etmek. Razı olmak.

Completeness : Eksiksizlik. Tamlık. Tamamlık.

 

Fullness : Tam oluş. Doymuşluk. Doluluk. Dolgunluk. Bolluk. Tokluk. Kemal. Şişmanlık. Çokluk.

Gross : Gros. Brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak. İriyarı. Katkılı. İnceliksiz. Ölçünleyici işlemlerle arıtılmamış olan. Grosa. Hantal. On iki düzine. Müstehcen.

Coalition : Güç birliği. Geçici birleşme. Koalisyon. Karma hükümet. Ortakyönetim.

Bargains : Pazarlık. Pazarlık etmek. Karşılık (pol.). Teklif. Anlaşmak. Kelepir. Uyuşmak. Teklif (pol.).

Individuity : Bireysellik.

Accommodation : Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Kalacak yer. Sağlama. Bulma (para vb.). Uyma. Yerleşme. Halletme. Bağdaştırma. Düzen. Yatakhane.

Coherence : İltisak. Tutarlık. Yapışma. Mantıklılık. Bağdaşım. Birbirini tutma. Uygunluk.

Concordance : Dizin. Uyuşma. Konkordans. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Benzer yaklaşımlar içeren tutum ya da görüş birliği. Uygunluk. Tanıklı dizin. Bağlamlı dizin.

Unity synonyms : 1, bloc, assn, absorbation, concords, confederation, allness, astipulation, chiming, i, celling, amalgamations, alliance, rawness, solidarities, cohesion, fractional, anschluss, monas, compromise, singular, college, incorporatedness, broken, entirely, brother, axises, single, unities, concerting, federations, associativity, homogeneousness.

Unity zıt anlamlı kelimeler, Unity kelime anlamı

Incompleteness : Bozukluk. Eksiklik. Kusurluluk. Eksik. Mükemmel olmama durumu. Noksanlık. Tam olmama durumu. Noksan olma durumu.

Completeness : Eksiksizlik. Tamamlık. Bütünlük. Tamlık.

Broken : Bölünmüş. Engebeli. Kolu kanadı kırık. Yıkılmış. Arızalı. İhlal edilmiş. Ezik. Taşlı. Kesik. Parçalanmış.

Unity antonyms : fractional, whole, unbroken.

Unity ingilizce tanımı, definition of Unity

Unity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Oneness. The state of being one.