Biotic türkçesi Biotic nedir

  • Hayatla ilgili.
  • Canlılarla ilgili.
  • Canlılara ait.
  • Hayata özgü.
  • Canlılar tarafından sebep olunan.
  • Yaşamla ilgili.
  • Biyotik.
  • Canlılara özgü.
  • Diril.
  • Yaşamsal.
  • Canlılıkla ilgili.
  • Dirimsel.

Biotic ile ilgili cümleler

English: Antibiotics are a cure for infection.
Turkish: Antibiyotikler enfeksiyon için bir tedavidir.

English: Don't ingest antibiotics without a medical prescription.
Turkish: Reçetesiz antibiyotik almayın.

English: Many antibiotics come from fungi.
Turkish: Birçok antibiyotik mantardan geliyor.

English: I'm taking antibiotics.
Turkish: Ben antibiyotik alıyorum.

English: Many people don't realize that antibiotics are ineffective against viral diseases.
Turkish: Birçok kişi antibiyotiklerin virüs kaynaklı hastalıklara karşı etkisiz olduklarının farkında değil.

Biotic ingilizcede ne demek, Biotic nerede nasıl kullanılır?

Biotic association : Bitkiler birliği.

Biotical : Canlılar tarafından sebep olunan. Hayata özgü. Canlılarla ilgili. Biyotik. Hayatla ilgili. Canlılara özgü.

Biotically : Canlılar tarafından sebep olunan bir şekilde. Canlılara özgü bir şekilde. Biyotik bir şekilde. Hayata özgü bir şekilde. Canlılarla ilgili olarak. Biyotik bir bakış açısıyla. Hayatla ilgili olarak.

Biotics : Canlılık bilimi. Biyotik. Canlıların işlevlerini inceleyen bilim dalı.

 

Abiotic : Yaşamayan. Abyotik. Çevredeki su ve toprak gibi cansız maddeler. Cansız. İnorganik. Canlılık göstermeyen, cansız. Yaşamdışı. Abiyotik. Biyolojik olmayan.

Aminoglycoside antibiotics : Aminoglikozit. Aminoglikozit antibiyotikler.

Antibiotic resistance : Antibiyotikler direnci. Bir bakterinin antibiyotiği saf dışı bırakan ve antibiyotiğin hücre içerisine taşınmasını engelleyen protein üretme yeteneği. Antibiyotik direnci.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.

Anabiotic : Dirilmeyle ilgili. Anabiyotik. Canlandırma ile ilgili.

Amphibiotic : Amfibiyotik. Gelişiminin ilk evrelerinde suda, ergin evrelerinde ise karada yaşayan.

İngilizce Biotic Türkçe anlamı, Biotic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Biotic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vital : Hayat dolu. Canlı. Yaşam için gerekli. Önemli. Hayati öneme haiz. Can alıcı. Hayati. Çok gerekli. Çok önemli.

 

Staminal : Ercik ile ilgili. Dayanma gücü ile ilgili. Hayati.

Zoetic : Hayata ait.

Life : Yaşantı. Ömür. Ömür boyu. Canlı. Kişi. Durmuş. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Hareket. Yaşam.

Biotics : Canlıların işlevlerini inceleyen bilim dalı. Canlılık bilimi.

Drillings : Sondaj yapma. Talim. Delme. Sondaj. Delen. Delici. Delik açma. Matkap.

Drilling : Sondaj. Delik açma. Delen. Talim. Delme. Delici. Sondajlama. Sondaj yapma. Matkap.

Biological : Biyolojikal. Yaşambilimsel. Biyolojik. Dirimbilimsel. Biyoloji ile ilgili.

Biotic synonyms : biotical.

Biotic ingilizce tanımı, definition of Biotic

Biotic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the biotic principle. Relating to life.