Bisküvi nedir, Bisküvi ne demek

Bisküvi; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta

"Bisküvi" ile ilgili cümle

  • "Besim, gidenlere ikram edilen çaydan kalma bisküvileri atıştırmakla meşguldü." - P. Safa

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Daha çok pet hayvanların beslenmesinde kullanılan, yumuşatılıp hamur durumuna getirilen yemin biçimlendirilmiş ve pişirilmiş hâli.

İngilizce'de Bisküvi ne demek? Bisküvi ingilizcesi nedir?:

biscuit

Bisküvi hakkında bilgiler

Bisküvi (Latince: bi costus), tahıl unu veya unları içine kabarmayı sağlayıcı maddeler, şeker, tuz, yağ ve Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliğinde kullanılmasına izin verilen maddelerden (toz kakao, taze süt veya süt tozu, fruktoz ve glikoz şurubu, tuz, peyniraltı suyu tozu, vb.) biri veya birkaçı katıldıktan sonra su ile yoğurularak tekniğine uygun bir biçimde işlenmesi, şekil verilmesi ve pişirilmesi sonucunda elde olunan bir mamüldür.

Bisküvi ile ilgili Cümleler

  • Bugün hiç bisküvi almak istemiyorum.
  • Bisküvi masanın altındadır.
  • "Anne, bir bisküvi olabilir miyim?" "Hayır, öğünler arasında yememelisin."
  • Bu bisküvileri bakkalda aldım.
  • Bisküvilerin kokusunu alabiliyorum.
  • Bisküviler dondurulabilir.
  • Bisküvi pişirdim.
  • Onlar bisküvileri yedi.
  • Ali bisküviyi seviyor.
  • Süt ve birkaç bisküvi istiyorum!
  • "Anne, bir bisküvi alabilir miyim lütfen?" "Hayır, alamazsın; öğünler arasında yememen gerekir"
 

Bisküvi kısaca anlamı, tanımı:

Şeker : Şeker hastalığı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Sevimli, cana yakın ve güzel. Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı.

Tuzla : Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Tuzlak.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Zayıf. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Hafif, gücü az. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı.

Gevrek : Şen, neşeli (gülüş). Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir çörek türü. Kolayca kırılıp ufalanan.

Pasta : İçine katılmış türlü maddelerle özel bir tat verilmiş, fırında veya başka bir yolla pişirilerek hazırlanmış bir tür hamur tatlısı. Otomobillerin gerçek renklerini ortaya çıkarmak ve parlatmak için kullanılan özel karışım. Giysilerde dikişli kıvrım.

 

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Kabarma : Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met. Kendini üstün görme, büyüklük taslama. Kabarmak işi. Duygulanma.

Madde : Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Duyularla algılanabilen nesne. Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri.

Diğer dillerde Bisküvi anlamı nedir?

İngilizce'de Bisküvi ne demek? : n. biscuit, cookie, cracker, cooky

Fransızca'da Bisküvi : biscuit [le], gâteau sec, petit-beurre [le]

Almanca'da Bisküvi : n. Biskuit, Keks, Zwieback

adj. Biskuit-

Rusça'da Bisküvi : n. бисквит (M)