Bleaching türkçesi Bleaching nedir
- Beyazlatma.
- Kasarlama.
- Beyazlatıcı.
- Ağartma.
- Ağartıcı.
- Aklaştırıcı.
- Ağartarak.
- Soldurma.
Bleaching ingilizcede ne demek, Bleaching nerede nasıl kullanılır?
Bleaching agent : Ağartma maddesi. Kasar maddesi. Beyazlatma maddesi. Ağartıcı. Kumaşları veya başkaca malzemeleri beyazlatmak veya renksizleştirmek için kullanılan bileşim (çamaşır suyu gibi). Ağartma malzemesi.
Bleaching lime : Kireçkaymağı. Kireç kaymağı.
Bleaching powder : Kireç kaynağı. Beyazlatma tozu. Ağartma tozu. Kasarlama tozu. Kireç kaymağı. Ağartıcı toz. Kireçkaymağı. Kumaşları veya başkaca malzemeleri beyazlatmak veya renksizleştirmek için kullanılan toz.
Chlorine bleaching : Klor ağartması. Hipoklorit beyazlatması.
Chlorite bleaching : Klorit ağartması. Klorit beyazlatması.
Bleaches : Beyazlamak. Ağarmak. Beyazlanmak. Ağartmak. Ağartma maddesi. Beyazlatıcı. Kastarlamak. Ağartıcı. Rengini açmak. Beyazlatmak.
Do not bleach : Çamaşır suyu kullanmayın.
Bleach : Ağartma maddesi. Kastarlamak. Beyazlatıcı. Ağartmak. Beyazlatmak. Rengini açmak. Ağarmak. Beyazlatıcı madde. Beyazlamak. Ağartıcı.
Bleachers : Bir tür açık tribün. Açık tribün.
Cotton bleaching : Pamuk ağartma.
İngilizce Bleaching Türkçe anlamı, Bleaching eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bleaching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Decolorisation : Renksizlendirme. Renk giderme süreci (ayrıca decolorization). Renk giderme. Renksizleştirme. Rensizleştirme. Rengini açma. Rengini atma. Renksizleşme.
Homily : Vaız veya hitabe. Uzun konuşma. Vaaz. Hitabe. Uzun ve sıkıcı nasihat. Dini öğüt.
Education : Eğitim ve öğretim. Öğretim. Yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken, gerekli bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme etkinliği. önceden saptanmış amaçlara göre insanların davranımlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesi. belli bir konuda, bir bilgi ya da bilim dalında yetiştirme ve geliştirme. her kuşağa, geçmişin bilgi ve deneylerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma işi. eğitim ruhbilimi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, öğretim programları, özel ve genel öğretim yöntemleri, öğretim teknikleri, yönetim, denetim vb. eğitim ' ve öğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmen, yönetici ve eğitim uzmanı yetiştirmek amacıyla ilgililer için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimsel çalışmalara verilen genel ad. eğitbilim. Eğitim. Yetiştirme. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri. Tahsil. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Terbiye. Pedagoji.
Speech : Söz. Anlatma. Ses (enstrüman). Söyleme yetisi. Dil. Tekellüm. Düşünceyi sözle ifade etme işi. aynı dili konuşan bireyler arasında sözle anlaşma biçimi. Bir maksadı anlatmak üzere söylenen kelime veya kelimelerden oluşan dizi; toplumsal bir kurum olan dilin kişi tarafından özel olarak kullanılması. Konuşma şekli. Savunma.
Discoloration : Rengini bozma. Rengi değişme. Solma. Rengini değiştirme. Solma (renk). Leke. Renk atma. Diskolorasyon. Renk solması.
Whitening : Aklaştırma. Ağartan.
Schooling : Tedrisat. Eğitme. Eğitim. Öğretim. Ders alma veya verme. Terbiye. Okul çağındaki çocuklara okuma olanağının sağlanmış olması. Okullaşma.
Decolorant : Rengini açan. Renk giderici. Renk açan. Rengini açma. Ağartan. Beyazlatıcı madde. Renk açma.
Whitener : Ağartan. Aklaştıran (nesne). Beyazlatan şey veya kimse.
Preachment : Nutuk çekme. Sıkıcı vaaz. Öğüt verme.
Bleaching synonyms : catechesis, catechetical instruction, teaching reading, kerugma, kerygma, hypnopedia, spoonfeeding, sleep learning, etiolation, lecture, pedagogy, tuition, withering, decolorize, baccalaureate, discolorations, language teaching, blanchers, whitings, blanching, dippings, evangelism, whiteners, decolourant, bleaching agent, address, tutorship, mercerization, bleachs, discourse, whiting, bleach, mercerisation.
Bleaching zıt anlamlı kelimeler, Bleaching kelime anlamı
Hypopnea : Hipopnö. Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin azalmasıyla belirgin solunum biçimi. Hipopne. (tıp veya medikal terimi) normalden yavaş olan soluma. Anormal oranda düşük seviyede teneffüs.
Hyperpnea : Hiperpne. Hızlı ve derin nefes alma. Hlperpne. Solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu. Hızlı hızlı nefes alma (tıp veya medikal terimi). Solunum sayısı veya derinliği veya her ikisinin artmasıyla belirgin solunum biçimi. Hızlıca soluma. Normalden daha hızlı ve derin nefes alma. Hiperöpne.
Breathless : Nefessiz. Nefesini tutmuş. Soluğu kesilmiş. Soluğu kesen. Sessiz. Korkutucu. Soluk soluğa kalmış. Nefes nefese. Nefesi kesilmiş. Rüzgarsız.
Bleaching ingilizce tanımı, definition of Bleaching
Bleaching kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp. the process of whitening fabrics by chemical agents. The act or process of whitening, by removing color or stains.

Bu kısımda Bleaching kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bleaching ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bleaching anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bleaching ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.