Blest türkçesi Blest nedir

Blest ile ilgili cümleler

English: You'll never find the way back home, through narrow streets of cobblestone.
Turkish: Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda, eve geri dönüş yolunu asla bulmayacaksın.

Blest ingilizcede ne demek, Blest nerede nasıl kullanılır?

The isles of the blest : Ölüler diyarı.

Cobblestone : Yassı yuvarlak taş. Parke taşı. Arnavut kaldırımı. Arnavut kaldırım taşı. Arnavut kaldırımı taşı. Kaldırım taşı.

Cobblestone pavement : Arnavut kaldırımı kaplama. Parke. Arnavut kaldırımı.

Cobblestones : Parke taşı. Kaldırım taşı.

Feeblest : Kuvvetsiz. Eli ayağı tutmayan. Zayıf. Kötü. En zayıf. Çürük. Güçsüz. Çelimsiz. Hafif. Cılız.

Bless : Dua etmek. Hayırdua etmek. Kutsal saymak. Takdis etmek. Şükretmek. Kutsamak.

Humblest : Naçiz. Alçak. Alçakgönüllü. Alçakgönüllü olmaya itilmek. Burnunu kırmak. Kibrini kırmak. Gösterişsiz. Basit. Sıradan. Gururunu kırmak.

Noblest : Necip. Asil. Yüce. Alicenap. Soy. Soyluluk. Ulu. Asilzade. Soylu. Muhteşem.

Blessed event : Bebeğin doğumu. Bebeğin dünyaya gelmesi.

Nimblest : Çevik. Uyanık. Tez. Tetik. Hünerli. Açıkgöz. Atik. Çabuk. Anlayışlı. Zeki.

İngilizce Blest Türkçe anlamı, Blest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Canonised : Kutsal ilan etmek. Bir azize dönüşmek. Yüceltmek. Aziz ilan etmek. Azizler listesine almak. Azizlik mertebesine yükseltmek. Kilise kanunlarında belirtilen şekilde yapmak (ayrıca canonize). Takdis etmek. Kutsal bir insan gibi davranmak.

Sanctified : Kutsallaşmış. Takdis edilmiş. Yalancı sofu.

Bless : Kutsal saymak. Şükretmek. Dua etmek. Hayırdua etmek. Takdis etmek.

Gleesome : Mutlu. Neşeli. Şen. Mesut. Çok sevinçli. Zevk veren.

Divined : Falcı. İçine doğmak. Hissetmek. İlahi. Kehanette bulunmak. Sezmek. Tahmin etmek. Harikulade bulmak. Gaipten haber vermek.

Sacred : Saygıdeğer. Aziz. Kutsi. Muazzez. Bir toplumda ya da bir toplumsal kümede dince yüceltilen ve "dünya işleri"nden ayrı nitelikte olduğuna, ayrı bir düzen içinde yer aldığına inanılan (şeyler). Dini. Dinsel.

Beatify : Çok sevindirmek. Şad etmek. Aziz ilan etmek (ölmüş). Mutlu etmek. Aziz ilan etmek.

Enshrined : Bir tapınağın içine veya bir tapınağın içinde imiş gibi yerleştirilmiş. Kutsallaştırılmış. Kutsal olarak kabul edilen. Kutsal bir yerde saklanan.

Canonise : Azizlik mertebesine yükseltmek. Azizler listesine almak. Aziz ilan etmek. Yüceltmek. Kilise kanunlarında belirtilen şekilde yapmak (ayrıca canonize). Birilerini idolleştirmek. Kutsal ilan etmek. Bir azize dönüşmek. Takdis etmek.

Saintliest : Azizlere yakışır. Aziz gibi. En aziz seviyede olan. Aziz.

Blest synonyms : saintlier, consecrating, beatifying, consecrated, hallowed, canonizes, saintly, holy, golden, divine, fortunate, blesses, beatified, heavenly, the holy, canty, consecrates, blessed, celestial, consecrate, blissful, beatifies, divines, inviolate, sacramentals, saintlike, holiest, canonize, venerable, sacramental, canonized, canonizing, holier.

 

Blest zıt anlamlı kelimeler, Blest kelime anlamı

Cursed : Talihsiz. Lanetli. Allah'ın belası. Beddua edilmiş. Melun. Kahrolası. Körolası. Huysuz. Lanet olası. Kör olasıca.

Blest ingilizce tanımı, definition of Blest

Blest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Blessed.