Blotchier türkçesi Blotchier nedir

  • Lekeli.
  • Kabarmış (cilt).
  • Kızarmış.
  • Kabarmış.
  • Mürekkep lekeli.

Blotchier ingilizcede ne demek, Blotchier nerede nasıl kullanılır?

Blotchiest : Lekeli. Kızarmış. Kabarmış (cilt). Mürekkep lekeli. Kabarmış.

Blotching : Deride oluşan leke. Fiske. Ayıp. Kara leke. Leke. Mürekkep lekesi. Lekelemek. Lekelenmek. Deridedeki kırmızı nokta. Kızarıklık.

Blotch : Mürekkep lekesi. Mürekkep ya da boya lekesi. Ayıp. Kara leke. Kızarıklık. Lekelenmek. Lekelemek. Deride oluşan leke ya da kırmızı çekit. Deridedeki kırmızı nokta. Deride oluşan leke.

Blotched picarel : Beyazgöz balığı. Beyazgöz izmarit. İzmarit. Melana. Menekşe balığı.

Blotches : Fiske. Deridedeki kırmızı nokta. Kızarıklık. Lekelenmek. Mürekkep lekesi. Kara leke. Deride oluşan leke. Ayıp. Leke. Lekelemek.

İngilizce Blotchier Türkçe anlamı, Blotchier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blotchier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glowing : Parlak. Övgü dolu. Kızma. Heyecanlı. Akkor halinde. Canlı. Kızgın. Coşkulu. Kor haline gelmiş. Yanma.

Merchandiser : Tacir. Satıcı.

Bloated : Kabarık. Davul gibi. Şişmiş (karın). Övünen. Şişmiş. Normalden fazla. Davul gibi şişmiş. Böbürlenen. Şişkin.

Frecklier : Benli. Benekli. Çilli.

 

Maculates : Leke oluşturmak. Benekli. Makülat. Lekelemek.

Maculated : Benekli.

Dishonored : İtibar edilmemiş. Şerefsiz. Ödenmesi reddedilmiş. Ödenmemiş. Kabul edilmemiş. Kabul görmemiş.

Prouder : Haysiyetli. Gurur verici. Şerefli. Kıvançlı. Görkemli. Muhteşem. Mağrur. Gururlu. Kibirli. Azametli.

Freckly : Benekli. Benli. Çilli bir şekilde. Çilli.

Blotchier synonyms : blotchy, blotchiest, fried, splotched, haberdasher, angry, red, dauby, bleariest, clouded, reddest, inked, erubescent, bloodshot, blemished, swelled, grilled, merchant, dishonoured, patterned, redder, angriest, angrier, dappled, freckliest, bullous, mackled, bleary, proudest, effervesced, maculate, blearier, proud.

Blotchier zıt anlamlı kelimeler, Blotchier kelime anlamı

Plain : Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Sadelik. Sade bir biçimde. (sürekli) şikayet etmek. Düzlük. Yalın bir dille. Vuzuh. Sade. Düz.