Glowing türkçesi Glowing nedir

Glowing ile ilgili cümleler

English: His eyes were glowing.
Turkish: Onun gözleri parlıyordu.

English: Jale is glowing.
Turkish: Jale kızarıyor.

Glowing ingilizcede ne demek, Glowing nerede nasıl kullanılır?

In glowing colors : Övgü ile. Göklere çıkararak.

Glowingly : Şevkle. Hararetli bir şekilde. Tutkuyla. Karanlıkta ışıldayarak. Kızgın bir biçimde. Işık saçan bir şekilde. Yanarak.

Glow discharge : Işıltılı boşalım. Akkor ışık saçmak. Işılışır boşalma. Işıltılı deşarj. İçinde düşük basınçta uçun bulunan iki uşekli boruda, düşük gerilimde zayıf ışıklı elektrik boşalması. Isıl-elektronik yayımlamaya göre ağır basan, katotun bir ikincil yayımlamasıyle nitelenen ve önemli (70 volt ve daha çok) bir gerilim düşmesi ve katotta hafif (yaklaşık, ma/cm2) bir akım yoğunluğu ile belirlenen, kendi kendine (özerk) boşalma. Işıltılı boşalma. Parıltılı boşaltım. Akkor boşalma.

Glow discharge nitriding : Parıltılı boşaltımlı nitrürleme.

Glow indicator tube : Akkor ışımalı gösterge tübü.

Anode glow : Anot ışıltısı. Anot kızıllığı.

Night glow : Gece aydınlığı. Gece süresince gökyüzünde görülen donuk parlaklık.

 

Glow lamp : Neon lambası. Akkor lambası. Kırmızı lamba.

Day glow : Gün aydınlığı. Güneş ışınlarının yer hava yuvarında dağılmasından ileri gelen gündüz aydınlığı.

Glow plug : Isıtma ateşliği. Sıkıştırma ateşlemeli motorlarda soğuk motora yol verirken, sıkıştırılan havanın sıcaklığının yeterli düzeye çıkmasını sağlamak amacıyla, emme borusu ya da yanma odası içine yerleştirilen önısıtıcı. Akkor buji. Isıtma bujisi. Ön ısıtma bujisi. Kızdırma bujisi.

İngilizce Glowing Türkçe anlamı, Glowing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heated : Hararetli (tartışma). Kızışmış. Öfkeli. Ateşli. Sahil. Isınmış. Tepesi atmış.

Bounciest : Yaşam dolu. Hevesli. İstekli. Canli. Yerinde duramayan. Zıpır.

Laudatory : Övücü.

Blacker : Pis. Morarmış. Karalayıcı. Zenci. Kötü. Kara. Uğursuz. Siyah. Koyu.

Airy : Havadar. Kendine bir hava veren. Boş. Havasal. Hava gibi hafif. Gevşek. Havai. Neşeli. Hafif.

Brighter : Şanlı. Neşeli. Görkemli. Berrak. Zeki. Aydınlık. Işıltılı.

Ignitions : Ateşleme. Tutuşma. Yakma. Isıtma. Ateşlenme. Tutuşturma. Kontak.

Excited : Eksite. Uyarılmış. Heyecanlandırılan. Telaşlı. Uyarık. Heyecanlanmış.

Animated : Hareketli. Canlandırılan. Canlandırılmış. Anime edilmiş. Animasyonlu. Hayat dolu. Neşeli.

Tiffed : Kızmak. Gücenmek. Gücenme. Ufak anlaşmazlık. Darılma. Tartışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Atışma. Darılmak.

Glowing synonyms : approbatory, candescent, resentment, grilled, rapturous, bakings, chichi, fermentation, burnings, displeasure, exalted, carried away, above ground, baking, aroused, evangelical, angry with, bouncier, red hot, in a twitter, airiest, active, cock a hoop, bright, astir, tiffs, feverish, blackest, inflammation, bleary, brilliant, blearier, bugged.

 

Glowing zıt anlamlı kelimeler, Glowing kelime anlamı

Unenthusiastic : Coşkulu olmayan. Aldırışsız. Donuk. İlgisiz. Cansız. Gevşek. Soğuk. Kayıtsız. Ateşli olmayan. Gayretsiz.