Blotches türkçesi Blotches nedir

  • Ayıp.
  • Fiske.
  • Mürekkep lekesi.
  • Deride oluşan leke.
  • Kızarıklık.
  • Lekelenmek.
  • Lekelemek.
  • Kara leke.
  • Leke.
  • Deridedeki kırmızı nokta.

Blotches ingilizcede ne demek, Blotches nerede nasıl kullanılır?

Blotched picarel : Menekşe balığı. Beyazgöz balığı. İzmarit. Beyazgöz izmarit. Melana.

Blotch : Lekelemek. Lekelenmek. Mürekkep ya da boya lekesi. Deride oluşan leke ya da kırmızı çekit. Fiske. Kara leke. Ayıp. Deridedeki kırmızı nokta. Leke. Kızarıklık.

Blotchier : Kabarmış. Kabarmış (cilt). Lekeli. Kızarmış. Mürekkep lekeli.

Blotchiest : Lekeli. Kızarmış. Kabarmış. Kabarmış (cilt). Mürekkep lekeli.

Blotching : Kara leke. Deridedeki kırmızı nokta. Mürekkep lekesi. Lekelenmek. Deride oluşan leke. Lekelemek. Ayıp. Kızarıklık. Fiske. Leke.

Western blot : Vestern blot. İmmünoblotlama.

Northern blot analyses : Northern blot analizi. Rna parçalarının elektroforezle jelde göç ettirilmeleri, nitroselüloz veya naylon zara aktarılmaları ve bu zardaki özgül rna dizilimlerinin belirlenmesi.

Blots : Mürekkep lekesi yapmak. Leke. Kirletmek. Karalamak. Lekelemek. Lekelenmek. Kurutma kağıdıyla kurutmak. Karartmak. Kirlenmek. Kurutma kağıdı ile kurutmak.

Southern blot : Soutern blot. Elektroforez edilen dna’nın nitroselüllöz tabaka gibi bir transfer ortama aktarılması ve burada işaretli belirteçlerle gösterilmesi işlemi.

 

A blot on the landscape : Manzarayı bozan şey. Manzarayı bozan kötü görüntü. Manzaradaki leke. Manzarayı berbat eden şey. Daha önceki rahat durumu bozan eden şey.

İngilizce Blotches Türkçe anlamı, Blotches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blotches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flips : Çevirmek (sayfa veya disk vb). Çılgına dönmek. Kafayı çizmek. Balatayı sıyırmak. Fiske vurmak. Fiske atmak. Aklını kaçırmak. Çevirmek (sayfa, disk). Darılmak. Çıldırmak.

Dress : Kıyafet. Giymek. Giydirmek. Elbise. Giyinmek. Süslemek. Pansuman yapmak. Rendelemek. Şekil vermek. Hizalanmak.

Flip : Çıldırmak. Çılgına dönmek. Kafayı yemek. Aklını kaçırmak. Darılmak. Balatayı sıyırmak. Kafayı çizmek. Çevirmek (sayfa, disk). Çevirmek (sayfa veya disk vb). Çevirmek.

Embracement : Sarıp sarmalama. Kabul etme. Benimseme. Bağıra basma. Kucaklama. İçine alma.

Attainting : İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Tutulmak. Vatandaşlık hakkını kaybetme. Rezil etmek. Yakalanmak.

Bedaubed : Kirletmek. Sıvamak. Karalamak. Bulaştırmak. Bulamak. Sürmek.

Blurs : Bulanmak. Bulandırmak. Bulaştırmak. Bulanıklaştırmak. Bulanıklaşmak. Bulanıklık. Flu yapmak.

Filliped : Harekete geçirmek. Teşvik etmek. Fiske vurmak. Hafif darbe.

Fillip : Teşvik etmek. Harekete geçirmek. Hafif darbe. Özendirici şey. Fiske vurmak.

Daubed : Beceriksizce boyamak. Sürmek. Çamur. Kirletmek. Harç. Bulaştırmak. Sıvamak. Kaplamak.

Blotches synonyms : choke hold, taking hold, chokehold, article of clothing, seizing, black mark, blemishing, workwear, wearable, aspersing, disgrace, chilblain, flippest, attainder, failings, black eye, apparel, grip, attaints, fescennine, contempt, contempts, habiliment, blobbing, prehension, asperse, bedaub, pimple, rubescence, attainders, embracing, clench, bastardize.

 

Blotches zıt anlamlı kelimeler, Blotches kelime anlamı

Plain : Sadelik. Ova. Süssüz. Düzlük. Yalın bir dille. Sade. Açıklık. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Yalın.

Unblemished : Özürsüz. Kusursuz. Lekesiz. Hatasız. Saf.