Bluet türkçesi Bluet nedir

  • Mavi çiçekleri olan pek çok bitkiden herhangi biri.
  • Demet şeklinde kökü ile mavimsi veya beyaz çiçekleri olan ve yere yakın yetişen kızılkök familyasından bir bitki.

Bluet ingilizcede ne demek, Bluet nerede nasıl kullanılır?

Bluethroat : Mavi gerdan. Mavigerdan. (zooloji) kuzey avrupa ve asya'ya özgü bülbül familyasından ötücü bir kuş. Buğdaycıl bülbül. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (turdidae) familyasından, 14 cm kadar uzunlukta, sırtı kül renginde olan, avrupa ve asya'da söğütlük ve sazlık yerlerde yaşayan, türkiye'de göç esnasında görülen, böcek, böcek larvaları ve meyveler ile beslenen bir tür. Buğdaycıl.

Bluetit : Mavi baştankara. Ötücü kuşlar familyasından küçük bir kuş.

Bluets : Demet şeklinde kökü ile mavimsi veya beyaz çiçekleri olan ve yere yakın yetişen kızılkök familyasından bir bitki. Mavi çiçekleri olan pek çok bitkiden herhangi biri.

Blue and black : Mavi ve siyah.

Blue and the grey : Mavi ve gri. İç savaş'taki birlik (mavi üniforma giyen) ve müttefik (gri üniforma giyen) orduları.

Blue bottle fly : Böcekler (ınsecta) sınıfının, iki kanattılar (diptera) takımından, 7-13 mm kadar uzunlukta, karnı mavi renkli olan, yumurtalarını etlere bırakan bir eklem bacaklı türü. Gök et sineği.

 

Blue bead : Mavi boncuk.

Blue blood : Doğuştan soyluluk. Soylu kan. Soylu. Asillik. Asalet. Asil kan. Aristokrat. Asil. Soyluluk. Soylu kimse.

Blue black : Koyu mavi renk. Mavi siyah.

Blue annealing : Mavi tavlama.

İngilizce Bluet Türkçe anlamı, Bluet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bluet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blueish : Maviye çalan. Biraz mavi. Kısmen mavi. Mavimsi. Mavi gibi. Mavimtırak.

Wear : Yıpranma. Kullanma. Eskime. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Takmak. Aşınmak. Giysi. Elbise. Giyim. Dayanma.

Chromatic : Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Kromatik. Renkli. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Renklerle ilgili. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Renklere ait. Renkle ilgili. Renkser.

Vesture : Örtü. Örtmek. Giysi. Elbise. Kılık. Giydirmek.

Clothing : Elbise. Üst. Soğuktan ve kötü havalardan korunma, süslenme, büyüsel inançlar ve utanma duygusu gibi nedenlerle ilkellerin gövdelerinin kimi yerlerini örten hayvan derisi, kumaş, ot, hayvan tüyleri vb. Giydirme. Giyim eşyası. Giysi. Hazır giyim. Üzeri. Giyecek.

Wearable : Aşınabilir. Giyilebilir. Giyilmeye müsait.

Habiliment : Kisve. Elbise. Kılık. Kıyafet. Giysi. Giyim.

Bluish : Kısmen mavi. Mavimtrak. Mavimsi. Mavi gibi. Mavimtırak. Maviye çalan. Gökçül. Biraz mavi. Gökçe.

Bluet synonyms : article of clothing.

Bluet zıt anlamlı kelimeler, Bluet kelime anlamı

Achromatic : Akromatik. Renksemez. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Perdesi değişmeyen. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksiz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz.

Southern : Güneye ait. Güney. Güneyli.