Blurry türkçesi Blurry nedir

Blurry ingilizcede ne demek, Blurry nerede nasıl kullanılır?

Make blurry : Bulanık hale getirmek.

Blurred : Bulanık. Görüntünün odak noktasına düşmemesinden doğan durum. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Donuk. Bulandırılmış (görüntü vb). Flu.

Blurred picture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulanık görüntü. Herhangi bir nedenden dolayı görüntülük üzerinde bulanık olarak izlenen görüntü. Flu görüntü.

Blurredly : Açık olmayan bir şekilde. Odak dışında bir şekilde. Donuk bir şekilde. Bulanık bir şekilde. Flu bir şekilde.

Blurredness : Bulanıklık. Ayırt edilemezlik. Flu olma durumu. Donukluk. Açık olmamam durumu.

Blurriest : Bulanık.

Deblurring : Seçikleştirme. Netleştirme.

Become blurred : Bulanıklaşmak.

Blurrily : Bulanık bir şekilde.

Unblurred : Aşikar. Açık. Berrak. Bulanık olmayan.

İngilizce Blurry Türkçe anlamı, Blurry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blurry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fuzzy : Kabarık saçlı. Puslu. Hayal meyal. İnce tüylü. İnce tüylerle kaplı. Kabarık. Tüy gibi. Çok havlı (kumaş). Çok tüylü (köpek vb). Belirsiz.

Foggy : Karanlık. Dumanlı. Sersem. Sisli. Dumanaltı. Mahmur. Bulutlu. Belirsiz. Sisi olan, herhangi bir nedenden üzerinde sis beliren.

 

Hazy : Kararsız. Görüntünün odak noktasına düşmemesinden doğan durum. Bulutlu. Çakırkeyif. Anlaşılmaz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Puslu. Dumanlı. Sisli.

Dim : Azaltmak. Bulanmak. Anlayışsız. Sönük. Sönükleşmek. Soluklaşmak. Ahmak. Loş.

Blurred : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulandırılmış (görüntü vb). Görüntünün odak noktasına düşmemesinden doğan durum. Donuk. Flu.

Bleary : (göz) kızarmış. İyi görmeyen göz. Sulanmış. Çipil. Yorgun (göz). Kızarmış göz. Sulanmış göz. Sulanmış (göz). Çok çapaklanmış göz. Kızarmış.

Indistinct : İyice görülmeyen. Silik. Ayırt edilemez. Belirsiz. Belli belirsiz. Muğlak. Belirli belirsiz. Hayal meyal. Müphem.

Blur : Bulandırmak. Bulanıklık. Net görülmeyen şey. Bulanıklaşmak. Lekelenmek. Bulanmak. Bulanıklaştırmak. Karaltı.

Darkest : Gizli. Koyu. Karanlık. Kara. Kasvetli. Esrarlı. Korkutucu. Üzüntülü. Kötü.

Blurry synonyms : blurrier, muzzy, clouded, cloudiest, feculent, darker, dimmest, cloudily, cloudier, blurriest, cloudy, as clear as mud.

Blurry zıt anlamlı kelimeler, Blurry kelime anlamı

Distinct : Ayrı. Bağımsız. Açık. Aşikar. Belirgin. Seçik. Başka. Farklı. Muhakkak. Bariz.

Blurry ingilizce tanımı, definition of Blurry

Blurry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full of blurs. Blurred.