Blurted türkçesi Blurted nedir

  • Aniden söylemek.
  • Ağzından kaçırmak.
  • Kuku.
  • Vajina.
  • Yumurtlamak.
  • Beklenmedik bir şekilde söylemek.
  • Düşünmeden söylemek.
  • Am.

Blurted ingilizcede ne demek, Blurted nerede nasıl kullanılır?

Blurt out : Düşünmeden söylemek. Ağzından kaçırmak. Yumurtlamak. Pat diye söylemek. Söyleyivermek.

Blurt : Aniden söylemek. Ağzından kaçırmak. Vajina. Kuku. Yumurtlamak. Düşünmeden söylemek. Beklenmedik bir şekilde söylemek. Am.

Blurting : Beklenmedik bir şekilde söylemek. Düşünmeden söylemek. Aniden söylemek. Ağzından kaçırmak. Yumurtlamak. Vajina. Am. Kuku.

Blurts : Yumurtlamak. Beklenmedik bir şekilde söylemek. Am. Vajina. Kuku. Düşünmeden söylemek. Ağzından kaçırmak. Aniden söylemek.

Blur circle : Bulanıklık tekeri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seçikliği tam olmayan bir görüntüdeki bulanıklık derecesini gösteren teker. (tam seçik bir görüntü, konudaki noktayı nokta olarak verir; fakat bu seçiklikten uzaklaşıldıkça, konudaki noktalar, çapı ufak ya da büyük tekerler olarak aktarılır. bu tekerlerin çapı, görüntünün seçiklik ölçüsünü verir).

Blur : Karaltı. Lekelenmek. Bulanıklaştırmak. Bulanıklık. Bulandırmak. Flu yapmak. Bulanmak. Bulanıklaşmak. Bulaştırmak.

Blur pan : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir çekimin sonunda ve bunu izleyen çekimin başında alıcının çok hızlı çevrinmesiyle görüntülerin birbirine geçmiş biçime girmesi, bulanıklaşması, seçilmez oluşundan yararlanarak gerçekleştirilen noktalama. Yıldırım geçişi.

 

Blurred : Görüntünün odak noktasına düşmemesinden doğan durum. Flu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulanık. Bulandırılmış (görüntü vb). Donuk.

Pan blur : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yıldırım geçişi. Bir çekimin sonunda ve bunu izleyen çekimin başında alıcının çok hızlı çevrinmesiyle görüntülerin birbirine geçmiş biçime girmesi, bulanıklaşması, seçilmez oluşundan yararlanarak gerçekleştirilen noktalama.

Blurredly : Flu bir şekilde. Bulanık bir şekilde. Donuk bir şekilde. Açık olmayan bir şekilde. Odak dışında bir şekilde.

İngilizce Blurted Türkçe anlamı, Blurted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blurted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biffed : Yumruk. Yumruk atmak. Darbe. Çarpmak. Bıff. Yumruklamak. Vurmak. Yumruk vurmak.

Cuckooing : Deli. Çılgın. Aptal. Mankafa. Çatlak. Guguk. Guguklamak. Guguk kuşu. Gugukkuşu.

Blunder : Gaf yapmak. Gaf. Acemileşmek. Pot. Çam devirmek. Tökezlemek. Pot kırmak. Hata yapmak. Sendelemek.

Blundered : Hata yapmak. Pot. Acemileşmek. Tökezlemek. Gaf. Gaf yapmak. Çam devirmek. Pot kırmak. Sendelemek.

Blab : Çenesi düşük. Boşboğazlılık. Sır vermek. Gevezelik etmek. Boşboğazlık etmek. Açığa vurmak. Geveze. İspiyonlamak. Boşboğaz.

Babbles : Mırıldanmak. Çağlamak (su). Gevezelik etmek. Boşboğazlık etmek. Ağulamak. Çağıldamak. Cırlamak. Anlaşılmaz sözler söylemek. Şırıldamak.

 

Blatting : Kabadayıca bir gürültü çıkarmak. Melemek. Kuzu veya keçi biri ağlamak.

Cuckooed : Guguk. Gugukkuşu. Guguklamak. Deli. Guguk kuşu. Çatlak. Çılgın. Aptal. Mankafa.

Chuff : Kaba adam. Yontulmamış hödük. Hödük. Gaz çıkarmak. Yellenmek. Rustik. Ucuz ve açgözlü kimse. Kaba kimse.

Blurted synonyms : blurt, fanny, biffing, gee, invent, blats, indistinct, blurry, blurting, blat, chuffs, blunders, fadge, blow, foggy, blab out, betray, blabbed, blunder out, blabbing, muzzy, fannies, geeing, cuckoo, cunt, babble out something, bleary, biff, ante meridian, hazy, burst out, growler, blabs.

Blurted zıt anlamlı kelimeler, Blurted kelime anlamı

Distinct : Bariz. Bağımsız. Ayrı. Seçik. Farklı. Belirgin. Aşikar. Açık. Şüphesiz. Muhakkak.

Intelligible : Açık. Anlaşılabilir. Net. Anlaşılır. Kabili taakkul. Anlak.