Yumurtlamak nedir, Yumurtlamak ne demek

  • Tavuk, kuş, balık vb. yumurta yapmak.
  • Bazı hayvanlar, üremek
  • Uydurup söylemek veya söylenmemesi gereken şeyi açığa vurmak.

"Yumurtlamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bütün bu zırvaları kompliman diye söylemiyorsun da, ne diye yumurtluyorsun öyleyse?" - N. Hikmet
  • "Baba yadigârı kümesteki tavuklar yumurtlamışsa ıspanaklı iki yumurta pişirirdi." - S. F. Abasıyanık

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Üreme aşamasında çok sayıda yumurtanın ortama bırakılması ve döllenmesi.

İngilizce'de Yumurtlamak ne demek? Yumurtlamak ingilizcesi nedir?:

spawn

Yumurtlamak kısaca anlamı, tanımı:

Yumurtlama : Yumurtlamak işi.

Cevahir yumurtlamak : Cevher yumurtlamak.

Cevher yumurtlamak : Değerli sözler söylediğini sanarak saçmalamak.

Tavuk : Sülüngillerden, eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı (Gallus).

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Er bezi. Tavuk yumurtası.

 

Yapmak : Olmasına yol açmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Üretmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Davranmak, hareket etmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Evlendirmek. Yol almak. Edinmek, sahip olmak. Olmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Gerçekleştirmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Salgılamak, çıkarmak. Dışkı çıkarmak. Onarmak, tamir etmek.

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Üremek : Canlı, doğup çoğalmak. Çoğalmak, artmak. Yetişmek.

Söylemek : Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Haber vermek. Sipariş etmek. Yazmak, düzmek. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Yapılmasını istemek.

Bazı : Bazen. Birtakım, kimi.

Diğer dillerde Yumurtlamak anlamı nedir?

İngilizce'de Yumurtlamak ne demek? : v. blunder out, blurt out, deposit, lay, lay eggs, spawn, ovulate

Fransızca'da Yumurtlamak : pondre, lâcher

Almanca'da Yumurtlamak : v. laichen, legen

Rusça'da Yumurtlamak : v. нестись, нести, откладывать, метать, нереститься, сносить, понести, отложить, метнуть, наметать