Boatmen türkçesi Boatmen nedir

Boatmen ingilizcede ne demek, Boatmen nerede nasıl kullanılır?

Lifeboatmen : Cankurtaran sorumlusu. Cankurtaran sandalından sorumlu olmak için gerekli niteliklere sahip olan denizci.

Boatman : Kayıkçı. Suda yaşayan bir böcek. Sandalcı.

Boatmanship : Kayık kullanma sanatı veya becerisi. Kayık kullanma becerisi veya yeteneği.

Boat anchor : Filika demiri.

Boat building : Tekne inşası.

Boat racing : Kayık yarışına katılmak. Bot yarışı yapmak. Tekne yarışı.

Boat form : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kayık biçimi. Dolamlı bin özdeciğin, iki ucu da yukarı doğru kıvrık biçimine verilen ad.

Boat deck : Filika. Filika güvertesi. Kontra güvertesi. Rüşvet güverte.

Boat race : Kayık yarışı. Bot yarışı yapmak. Kürek yarışı. Bot yarışına katılmak. Tekne yarışı.

Boat hook : Filika kancası. Çengelli uzun sırık. Kayık kancası.

İngilizce Boatmen Türkçe anlamı, Boatmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boatmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Watermen : Sucu. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Su perisi. Kayık kullanan veya kayığını kiralayan kimse. Kürekçi.

Boaters : Hasır şapka. Hazır şapka. Kanotiye.

Tough : Dayanıklı. Abanoz gibi. Sağlam. Suç batağı. Çetin. Güçlü. Kabadayı. Sert. Baş belası. Zor.

 

Rower : Kürekçi.

Familiar : Samimi arkadaş. Arkadaş. Anlayan. Yakın. Yakın dost. Bilinen. Aşina. İçten. Teklifsiz. Samimi.

Charon : Ölülerin ruhlarını ölüler diyarına taşıyan botu kullanan feribotçu (yunan mitolojisi). Denizci. Plüto'nun uydularından birisi.

Rowers : Kürekçi.

Waterman : Kürekçi. Kayık kullanan veya kayığını kiralayan kimse. Su perisi. Sucu. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Toughened : Fiziksel olarak sertleştirilen. Tavlanmış demir. Katılaşmış. Sert ve çetin ceviz yapılan. Matkap. Toklaşmış. Sertleştirilen. Sertleştirilmiş. Güçlendirilmiş. Takoz.

Boatmen synonyms : boatman, boater.

Boatmen zıt anlamlı kelimeler, Boatmen kelime anlamı

Unfamiliar : Tanıdık olmayan. Bilinmedik. Yabancı. Alışılmamış. Alışık olmayan. İyi bilinmeyen. Alışılmadık.

Tender : Arzetmek. Kömür vagonu. Öneri. Tediye mektubu. Yumuşak. Toy. Sevecen. Ödemek üzere para vermek. Deneyimsiz. Körpe.