Boom town türkçesi Boom town nedir

  • Hızla kalkınmış kent.
  • Mantar kent.
  • Hızla kalkınan kent.
  • Kurulduktan sonra olağanüstü bir hızla gelişip büyüyen, buna koşut olarak kalabalıklaşan kent.
  • Mantar şehir.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Boom town ingilizcede ne demek, Boom town nerede nasıl kullanılır?

Boom : Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlamak için kurulan düzenin ortaya çıkması sonucunda pay ve borç belgiti ederlerinin yükselmesini zorlama. Genel satakda canlılık. Işık direği. İktisadi dalgalanmanın genişleme aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde artışın olduğu durum. krş. çöküntü. Artırmak. Hızla artmak (ticaret). Çıkış yapmak. Patlama. Fırlamak. Güm etmek.

Town : Megapol. Kent. Çarşı. Belde. İlçe. Şehir merkezi. Metropol. Başta tecim, işleyim, yönetim ve eğitim olmak üzere çeşitli görevleri bir araya toplayan ve bu görevlerden daha egemen olanına göre yaşam biçimi ve çevresine etkileri bakımından ayrımlı büyük yerleşim özeği. Kasaba.

Boom and bust : Ani yükseliş ve düşüş.

Boom operator : Mikrofoncu.

Boom out : Kalın sesle söylemek. Gümbürdemek. Gürleyerek söylemek.

Boom years : Patlama yılı.

İngilizce Boom town Türkçe anlamı, Boom town eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boom town ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

 

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Boom town synonyms : abandoned meander, alluvial deposit, air route, agrarian geography, mushroom town, afforestation, agricultural production.