Border line türkçesi Border line nedir

  • Kenarlık satırı.
  • Borderline.
  • Sınır çizgisi.
  • Sınır hattı.
  • Kenar çizgisi.
  • Kenarlık çizgisi.
  • İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat.
  • Sınır.

Border line ingilizcede ne demek, Border line nerede nasıl kullanılır?

Border : Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde. İle ortak sınıra sahip olmak. Kenarlık. Koşu yolunun çimento, tahta ya da uygun herhangi bir özdekten yapılmış 5 cm. yüksekliğinde, 5 cm. genişlikteki iç kıyısı. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Sınır koymak. Hudut. Sınırlandırmak. Tarh. Sınırlamak.

Line : Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Çizmek. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Dizmek. Kaplamak. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.).

 

Border line style : Kenarlık çizgi biçemi. Kenarlık çizgisi biçemi.

Border lines : Sınır hattı. İki ülke arasındaki sınırı işaretleyen hat. Sınır çizgisi. Kenar çizgisi. Sınır çizgileri. Kenarlık çizgileri. Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır.

Border and offshore trade : Sınır ve kıyı ticareti.

Border ballad : Belli bir yerle ilgili olarak söylenen balad. Yerel balad.

İngilizce Border line Türkçe anlamı, Border line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Border line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Edge : Yan yan ilerlemek. Yan yan gitmek. Kenarına bordür yapmak. Uç. Ağız. Kenar. Sokulmak. Köşe. Kenardan yavaş yavaş ilerlemek.

Borders : Kenarlıklar. Tarh. Kenar. Kenarlık. Hudut. Kenar süsü.

Border lines : Kenarlık çizgileri. Oyun alanını sınırlayan 26 metre uzunluğundaki karşılıklı çizgiler. oyun bu sınırların içinde oynanır. sınır çizgileri, dip çizgileriyle oyun alanını dört yandan kuşatır. Sınır çizgileri.

Sidelining : Tali hat. Yan çizgisi. Gözden düşmek. Yan yol. Bir oyuncuyu kenara çekmek. Tali yol. Ek görev. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Ek iş.

Butting : Tos vurma. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma.

Bournes : Su. Memleket. Diyar. Gaye. Hedef. Ülke. Amaç. Dere. Çay.

Sidelined : Bir oyuncuyu kenara çekmek. Yan yol. Yan çizgisi. Tali yol. Tali hat. Ek iş. Bir oyuncuyu yedek kulübesine çekmek. Gözden düşmek. Ek görev.

Border : Koşu yolunun çimento, tahta ya da uygun herhangi bir özdekten yapılmış 5 cm. yüksekliğinde, 5 cm. genişlikteki iç kıyısı. Sınırlamak. Kıyı. Sınır koymak. Çerçevelemek. Kenarlık. Sınır olmak. Kenar süsü. Sınırdaş olmak. Koşu yolu kıyısı.

 

Touch line : Yan çizgi. Alanı uzunluğuna boydan boya sınırlayan çizgi. Yan çizgisi. Taç çizgisi. Sınır çizgilerinin dışı (spor).

Side lines : Alan dikdörtgeninin uzun kenarlarını sınırlayan çizgilerin her biri. Kenarda yapılan ilave iş. Bir sahadaki sınır çizgisi (spor). Yan çizgi. Ek iş.

Border line synonyms : side line, borderline, borderland, bourne, ambit, bourn, boundary, bounds, line of demarcation, base line, borderlands, touch lines, borderlines, demarcation line, bourns, boundary line, party line, sideline.