Bornite türkçesi Bornite nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Bornit.
  • Alaca bakır cevheri.
  • Tavuskuşu cevheri.
  • Mineral, (cu5 fes4; metalimsi parıltı, kırmızımsı kahverengi, genlilikle mor paslaşma zarı ile kaplı; çizgi koyu gri; sertlik 3, yoğunluk 4.9-5.3. önemli bakır minerali.).

Bornite ingilizcede ne demek, Bornite nerede nasıl kullanılır?

Aborning : Doğmakta olan (canlı vb). Yaratılma sürecinde.

Suborning : Yalancı tanıklık yaptırmak. Kışkırtmak. Ayartmak. Yalan ifade verdirmek. Rüşvetle kandırmak. Rüşvetle teşvik etmek. Yalancı şahitlik yaptırmak. Aklını çelmek.

Born again : Yeni veya yenilenmiş bir inanç veya heves iddiasında bulunma. Yeniden doğmuş.

Born and bred : Doğma büyüme.

Born blind : Doğuştan kör.

Born out of wedlock : Gayri meşru. Evlilik dışı doğmuş.

Born under a lucky star : Şansı yaver. Doğal olarak şanslı. Şanslı.

Born of woman : İnsan.

Born to the purple : Asil bir aileden gelen.

Born deaf : Doğuştan sağır.

İngilizce Bornite Türkçe anlamı, Bornite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bornite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

 

Mineral : Organik olmayan homojen katı madde. Temel organik yapıyı oluşturan karbon, hidrojen, oksijen ve azot dışındaki elementler. yaşam için gerekli olan inorganik yem elementleri. Madeni. Madensel. Mineral. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Maden filizi. Anorganik tepkimelerle oluşmuş, belirli bir kimyasal yapısı olan doğal bileşikler. (bu terim fosilleşmiş kimi organik karışımlar için de kullanılır.). Maden.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Adventive cone : İlerleme konisi. Parazitik koni. Ek koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Algonkian : Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien.

Acid fumarole : Asit fümarol. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Ekşit (asit) tüten.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

 

Bornite synonyms : atomic number 29, peacock ore, advance of aglacier, copper, abrasive power, agricultural geology, absolute chronology, cu, abyss, absolute age, after shock.

Bornite ingilizce tanımı, definition of Bornite

Bornite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also called purple copper ore (or erubescite), in allusion to the colors shown upon the slightly tarnished surface. A valuable ore of copper, containing copper, iron, and sulphur.