Born under a lucky star türkçesi Born under a lucky star nedir

  • Şansı yaver.
  • Şanslı.
  • Doğal olarak şanslı.

Born under a lucky star ingilizcede ne demek, Born under a lucky star nerede nasıl kullanılır?

Born : Doğmuş. Doğan. Doğuştan. Mütevellit. Doğma. Doğum. Kökenden. Tevellütlü. Vuku bulmak.

Under : Altta. Altından. Daha küçük. -in yönetiminde. Aşağıda. -den eksik. -den aşağı. Taşıyıcı. Altı. Az.

A : En yüksek not. Miktar belirtir. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. Argonun simgesi. Amperin simgesi. La (müzik terimi).

Lucky : Akgünlü. Talihli. Kademli. Şanslı. Uğurlu. Kutlu. Kısmetli.

Star : Yıldız. Filmin yıldızı olmak. Yıldızlamak. Yıldız dansçı. Başrolde oynatmak. Yıldız yapmak. Yıldız oyuncu. Baş rolü oynamak. Yanına yıldız işareti koymak. Coğrafya, uzay, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

Be born under a lucky planet : Şanslı bir gezegende doğmak. Ağzında gümüş kaşıkla doğmak. Şanslı doğmak.

İngilizce Born under a lucky star Türkçe anlamı, Born under a lucky star eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Born under a lucky star ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Auspicious : Uğurlu. Hayırlı. Kutlu. Tekin. Talihli. Elverişli.

 

Fortunate : Akgünlü. Talihli. Bahtiyar. Kısmeti açık. Uğurlu. Kısmetli. Mesut. Bahtı açık. Hayırlı.

Lucky : Kutlu. Uğurlu. Talihli. Akgünlü. Kademli. Kısmetli.

Dexter : İowa eyaletinde şehir. Sağda olan. Sağa sarmal. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Sağdaki. Sağ. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Sağa ilişkin. Dekster. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Prosperous : Zengin. Refah. Müsait. Müreffeh. Elverişli. Uygun. Abad. Başarılı. Ongun. Kazançlı.

Well : Fışkırmak. Bk. sahne altı. Kaynamak. Sahne altı üçüncü bodrum. Petrol kuyusu. Fışkırıp akmak. Su kuyusu. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Pınar.

Luckier : Kutlu. Talihli. Kademli. Uğurlu. Kısmetli. Akgünlü.

Fortuitous : Rastlantı sonucu. Geçici. Rastlantı sonucu olan. Rastlantısal. Tesadüfi. Arızi. Şans eseri olan. Kasıtsız. Beklenmedik.

Lucky dog : Şanslı herif. Şanslı it.

Luckiest : Uğurlu. Talihli.

Born under a lucky star synonyms : well off, jammy, providential.