Borrowings türkçesi Borrowings nedir

  • Borçlanılan miktar.
  • Borçlanmalar.

Borrowings ingilizcede ne demek, Borrowings nerede nasıl kullanılır?

Borrowing nation : Borç alan ülke.

Borrowing power : Kredi limiti. Borçlanma gücü.

Borrowing requirements : Borçlanma gereği.

Borrowing with auction : Hazinenin devlet iç borçlanma senetlerinin faiz veya miktarının ihaleyle belirlenerek satılması. İhale yöntemiyle borçlanma.

Euro interbank borrowing offer rate : Avro alanında bankalararası para piyasasında, en yüksek işlem hacmine sahip altmış dört bankanın kendi aralarında kısa dönemli ödünç işlemlerinde uyguladıkları faiz oranı. Bankalararası avro faiz oranı.

Treasury borrowing : Hazine borçlanması. Hazinenin yurtiçindeki veya yurtdışındaki kişi, özel kurum ya da kamu kurumları gibi kaynaklardan, genellikle gönüllülük esasına göre belirli bir vade ve sabit ya da değişken faiz karşılığında borçlanması.

Tokyo interbank borrowing offer rate : Tokyo bankalararası faiz oranı. Tokyo bankalararası para piyasasında, bankaların kendi aralarındaki kısa dönemli ödünç işlemlerine uyguladıkları, uluslararası kredi faizlerine temel oluşturan ve günlük olarak japonya bankalar birliği tarafından ilan edilen faiz oranı.

Borrowing : Yalnız sınır boylarında oluşan iki ayrı kültür arasında halkbilim ürünü alışverişi, krş. uyum, abama, benimseyim. Borç alan. Ödünçleme. Borçlanma. Yabancı bir dilden alınan sözcük. Ödünç alma. İstiare. Borç alma. Alıntı. Yabancı sözcük.

 

London interbank borrowing offer rate : Londra bankalararası para piyasasında, bankaların kendi aralarındaki kısa dönemli ödünç işlemlerine uyguladıkları ve uluslararası kredi faizlerine temel oluşturan ve günlük olarak beş büyük uluslararası banka tarafından belirlenen faiz oranı. Londra bankalararası faiz oranı.

Inter bank borrowing : Bankalararası borçlanma.

İngilizce Borrowings Türkçe anlamı, Borrowings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Borrowings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dealings : İlişkiler. İş. Muamele. Alışveriş. İlişki. Bağlantı. İş ilişkisi. İş ilişkileri.

Dealing : İlişki. İş. Ticaret. Yaklaşım. Muamele. Uğraşma. Dağıtma. Davranış. Alışveriş.

Naturalisation : Yurttaşlığa kabul. Vatandaşlık hakları verme. Vatandaşlığa kabul. Vatandaş olma süreci. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Natüralizasyon. Yerlileşme. Uyrukluğa kabul etme. Ortama alışma süreci (ayrıca naturalization). Vatandaşlığa kabul etme.

Misappropriation : Emanete hıyanet. Yazılımlarda değiştirme ve silinti yaparak kendisi ile ilişkisi olmayan bir paraya el koyma. kendisi ile ilişkisi olmayan bir parayı alarak harcama. bir kişinin inanarak kendisine verdiği herhangi bir nesneyi o kişi için dokuncalı olabilecek kötü koşullarla kullanma. Zimmete para geçirme. Kötüye kullanma. Zimmete geçirme. Aşırtı. Güveni kötüye kullanma. Emaneti suistimal. Çalmak.

 

Pawn : Rehin bırakmak. Rehine koymak. Rehin. Tehlikeye atmak. Kendini tehlikeye atmak. Kukla. Piyon. Rehine vermek. Rehin vermek.

Appropriation : Tahsisat. Mal etme. Kendileme. İç etme. Tahsis etme. Mahsup. Ödenek. Üstüne oturma. Kendine mal etme. Bir işletme, bir örgüt, bir kuruluşa bir yıl için oranlanan giderler karşılığı verilen harcama yetkisi.

Transaction : Alışveriş. Bilgi işlemde, bir kütüğü, bir veri tabanını ya da herhangi bir veri ya da bilgi kümesini günlemek üzere işlenecek değişiklik tutanağı, bk. işlem kütüğü. İşlem. İş görme. Hareket. Yapma. Bilgisayar, bilişim, iktisat alanlarında kullanılır. Banka işlemi. Alım-satım ile ilgili her türlü etkinlik. İşlembilgi.

Adoption : Edinme. Kabul. Uygulama rejimi. Alma. Benimseyiş. Benimseme. Kabul etme. Bir kimseye, öz çocuğuna verdiği hakkı verme, onun bakımını ve yetiştirilmesini üstüne alma. Kabullenme. Nüfusuna geçirme.

Naturalization : Vatandaşlığa kabul. Vatandaş olma. Yerlileşme. Vatandaşlık tanınması. Yerlileştirme. Vatandaşlığa kabul etme. Uyrukluğa kabul etme. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Yurttaşlığa kabul. Natüralizasyon.

Crossover : Geçit. Arkuruşmak. Boru atlaması. Üst geçit. Değişime uğratılmış karekteristik yapı. Aşma. Karşıya geçme. Modemsiz kablo. Geçiş yeri. Atlama.

Borrowings zıt anlamlı kelimeler, Borrowings kelime anlamı

Joyful : Handan. Neşeyle dolu. Sevinçli. Kıvançlı. Mutlu. Sevindirici. Şatır. Neşeli.