Tokyo interbank borrowing offer rate türkçesi Tokyo interbank borrowing offer rate nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tokyo bankalararası faiz oranı.
  • Tokyo bankalararası para piyasasında, bankaların kendi aralarındaki kısa dönemli ödünç işlemlerine uyguladıkları, uluslararası kredi faizlerine temel oluşturan ve günlük olarak japonya bankalar birliği tarafından ilan edilen faiz oranı.

Tokyo interbank borrowing offer rate ingilizcede ne demek, Tokyo interbank borrowing offer rate nerede nasıl kullanılır?

Interbank : Bankalar arası. Bankalararası.

Borrowing : Yabancı sözcük. Borçlanma. İstiare. Borç alma. Yabancı bir dilden alınan sözcük. Ödünç alma. Alıntı. Ödünçleme. Yalnız sınır boylarında oluşan iki ayrı kültür arasında halkbilim ürünü alışverişi, krş. uyum, abama, benimseyim. Borç alan.

Offer : Takdim. Öneri. Sunma. Teklif etmek. İkram etmek. İcap. Vermek. Bildirmek. Adamak. Satmak amacıyla sunulan mal. satılması için sataklara mal gönderme.

Rate : Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Hız. Azarlamak. Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız. Fırça atmak. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Bilgisayar, gümrük, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hak etmek. Fiyat belirlemek. Değerlendirmek.

 

Euro interbank borrowing offer rate : Avro alanında bankalararası para piyasasında, en yüksek işlem hacmine sahip altmış dört bankanın kendi aralarında kısa dönemli ödünç işlemlerinde uyguladıkları faiz oranı. Bankalararası avro faiz oranı.

London interbank borrowing offer rate : Londra bankalararası faiz oranı. Londra bankalararası para piyasasında, bankaların kendi aralarındaki kısa dönemli ödünç işlemlerine uyguladıkları ve uluslararası kredi faizlerine temel oluşturan ve günlük olarak beş büyük uluslararası banka tarafından belirlenen faiz oranı.

İngilizce Tokyo interbank borrowing offer rate Türkçe anlamı, Tokyo interbank borrowing offer rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tokyo interbank borrowing offer rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Tokyo interbank borrowing offer rate synonyms : abnormal budget, a change in demand, abnormal budget expenditures, a change in individual demand, ability to pay principle, a shift in demand.