Borrowing türkçesi Borrowing nedir

  • Yabancı sözcük.
  • Borçlanma.
  • Yalnız sınır boylarında oluşan iki ayrı kültür arasında halkbilim ürünü alışverişi, krş. uyum, abama, benimseyim.
  • Borç alma.
  • Yabancı bir dilden alınan sözcük.
  • Borç alan.
  • Ödünçleme.
  • Alıntı.
  • İstiare.
  • Ödünç alma.

Borrowing ile ilgili cümleler

English: A person will have the face of an angel when borrowing something, but the face of the devil when returning it.
Turkish: Bir kişi bir şeyi ödünç alırken bir melek yüzüne sahip olur fakat onu geri getirirken şeytan yüzüne sahip olur.

English: For the residents of Edo, the first bonito of the year was something that had to be bought, even if it meant borrowing money.
Turkish: Edo sakinleri için yılın ilk palamudu borç para almak anlamına gelse bile alınması gereken bir şeydi.

English: Do you remember borrowing his book?
Turkish: Onun kitabını ödünç aldığını hatırlıyor musun?

English: He regretted borrowing the book from her.
Turkish: Ondan kitabı ödünç aldığına pişman oldu.

English: He was constantly borrowing money from me.
Turkish: O, benden sürekli olarak ödünç para alıyordu.

Borrowing ingilizcede ne demek, Borrowing nerede nasıl kullanılır?

Borrowing nation : Borç alan ülke.

Borrowing power : Kredi limiti. Borçlanma gücü.

 

Borrowing requirements : Borçlanma gereği.

Borrowing with auction : İhale yöntemiyle borçlanma. Hazinenin devlet iç borçlanma senetlerinin faiz veya miktarının ihaleyle belirlenerek satılması.

Euro interbank borrowing offer rate : Bankalararası avro faiz oranı. Avro alanında bankalararası para piyasasında, en yüksek işlem hacmine sahip altmış dört bankanın kendi aralarında kısa dönemli ödünç işlemlerinde uyguladıkları faiz oranı.

Borrow digit : Ödünç sayamağı basamağı. Ödünç basamağı. Ödünç numarası.

Internal borrowing : İç borçlanma. Genellikle devlet harcamalarını finanse etmek için devlet iç borçlanma senetleri aracılığıyla yurtiçine borçlanılması.

Borrowings : Borçlanmalar. Borçlanılan miktar.

Inter bank borrowing : Bankalararası borçlanma.

Public sector borrowing requirement ratio : Kamu kesimi borçlanma gereğinin gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı. Kamu kesimi borçlanma gereği oranı.

İngilizce Borrowing Türkçe anlamı, Borrowing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Borrowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Metaphor : Eğretileme. Mecaz. Metafor. Benzetme. İğretileme.

Borrower : Ödünç alan. Kredi alan. Borçlanan. Ariyet alan. İstikraz eden. Borç para alan kişi. Borçlu. Müstakriz.

Citation : Celp kağıdı. Takdirname (askeri terim). Geldiri. Eserden aktarma. Kaynak olarak gösterme. İktibas. Celp. Getirtme belgesi.

Take : Çevirmek. Reaksiyon. Alınan taş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yakalamak. Tutulan balık miktarı. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Yazmak. Tutuş.

 

Takes : Pay. Tutma. Avalanan hayvan miktarı. Alınan taş. Tutuş. Kabul etme (vücut). Tutulan balık miktarı. Reaksiyon. Tepki.

Borrows : Borç almak. Almak. Ödünç almak. Alıntı yapmak. Borç olmak. Ariyeten almak.

Indebtedness : Minnetarlık. Müdana. Borçluluk durumu. Minnet. Borçluluk. Minnettarlık.

Figure of speech : Kelimelerin alışılmadık anlamda veya mecazi anlamda kullanıldığı ifade. Mecaz. Değişmece. Söz sanatı. Lafın gelişi. Eğretileme. Kinaye. Mecazen.

Crossover : Genetik değişim. Karşıya geçme. Aşma. Modemsiz kablo. Değişime uğratılmış karekteristik yapı. Geçiş yeri. Geçit. Boru atlaması. Atlama. Köprü.

Borrowing synonyms : mutuary, owing, figures of speech, excerpts, pawn, excerption, foreign word, appropriation, naturalisation, cited, excerpt, citations, misappropriation, adoption, metaphors, quoted passage, adaptation, foreignism, dealing, debt, naturalization, extracted, quotation, dealings, quote, debtor, quotations, transaction, mutuation, borrow, adaptations.