Metaphor türkçesi Metaphor nedir
Metaphor ile ilgili cümleler
English: In present day Japan, "alchemy" is only used metaphorically; to refer to improper means of making money by politicians or religious hucksters with no morals or shame.
Turkish: "Simya" kelimesi günümüz Japonya'sında, inandıkları hiçbir ahlâk değeri olmayan siyasetçilerin veya din madrabazlarının gayr-ı ahlâki yollardan para kazanmalarını ifade etmek sadedinde münhasıran mecazi manasıyla kullanılır.
English: "He's a tiger when he's angry" is an example of metaphor.
Turkish: " O kızdığı zaman bir kaplandır " sözü metafora bir örnektir.
English: Will Interlingua remain just a fantasy metaphor for you?
Turkish: Interlingua sizin için sadece bir fantazi metafor kalacak mı?
English: Are you speaking metaphorically?
Turkish: Mecazi olarak mı konuşuyorsun?
English: Flowers are so fragile and so beautiful, that you can't speak about them without poetry or metaphors.
Turkish: Çiçekler o kadar narin ve güzeldir ki şiirler ve metaforlar olmadan onlar hakkında konuşamazsın.
Metaphor ingilizcede ne demek, Metaphor nerede nasıl kullanılır?
The metaphor stands for : Kinaye -'ı belirtiyor. Mecaz -'u simgeliyor.
Metaphoric : Eğretilemeli. Mecazi. İstiare ile ilgili.
Metaphorical : Eğretileme. Mecazi. Eğretilemeli.
Metaphorically : Mecazi olarak. Mecazen.
Metaphors : Mecazlar. İstiare. Mecaz.
Metaphyseal dysplasia : Metafiz displazisi. Büyüme kıkırdağında koni biçimli, hipertrofik hücre odaklarının biçimlenmesiyle belirgin kemiğin gelişim bozukluğu.
Metaphasis : Mitoz bölünmede kromozomların ortada bir düzlem üzerinde toplandığı ve mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinde de gözlenen ikinci evre. Metafaz.
Metaphosphoric : Metafosforik.
Metaphosphate : Metafosfat.
Metaphysic : Metafizik.
İngilizce Metaphor Türkçe anlamı, Metaphor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Metaphor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Metaphorical : Mecazi. Eğretilemeli.
Image : Resim. Kopya. İmge. Yansıtmak. Şekillendirmek. Heykel. Hayal. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü. İzlenim.
Imitation : Yansılama. Taklit. Sahte şey. Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. İmitasyon. Emitasyon. Uyma. Yapma. Örnek alınması istenen davranış biçiminin bilinçli ya da bilinçsiz olarak olduğu gibi yinelenmesi.
Figurative expression : Mecazi anlatım.
Figure : Biçim. Resim. Sayı. Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü. Görünmek. Sayıları gösteren simgelerden her biri. Yer almak. Desen. Boy. Çizge.
Comparison : İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma. dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur. Benzeti. Kıyas. Üstünlük derecesini gösterme. Kıyaslama. Teşbih. Karşılaştırma. Benzerlik.
Metaphors : Mecazlar.
Assimilation : Özümleme. Sindirim. Metabolizmanın doku yapımıyla ilgili bölümü, parçalanan gıda maddelerinin özümleme sonucu vücuda yarayışlı biçime sokularak dokuların yapısında yer alışı, bu amaca yönelik vücutta seyreden biyokimyasal olaylar dizisi, anabolizma, asimilasyon, yeniden sentez, anabolik reaksiyonlar. Yemdeki besin maddelerinin vücudun kendi maddelerinin yapısı ve deposu için vücut tarafından yararlanılabilir duruma getiren ve vücut tarafından kullanımını sağlayan, sindirim, emilim, dağılım ve metabolizma dahil işlemlerinin bir grubuna atfedilen fizyolojik bir olgu, özümleme. Bir özdeğin, içine aldığı bir başka özdek ya da etkinin özünü değiştirerek yapısına katması. Asimilasyon. Ototrof organizmalarda karbondioksit, azot, su gibi basit inorganik maddelerin çevreden alınarak organizmanın kompleks organik bileşiklerine katılması. heterotrof organizmalarda sindirilen besin maddelerinin kompleks biyomoleküllere dönüştürülmesi. asimilasyon. Kişilerin göçlerle gidip yerleştikleri yeni ülkelerdeki toplumun kültürel ve geleneksel yaşamlarına uyması ve o toplumun bireylerine benzemesi. Yeniden sentez. Magmanın yer yüzeyine çıkması sırasında, rastladığı kayaçları ergime ile sindirmesi.
Tropes : Değişmece. Kinaye.
Figure of speech : Lafın gelişi. Söz sanatı. Mecazen. Kinaye. Değişmece. Kelimelerin alışılmadık anlamda veya mecazi anlamda kullanıldığı ifade.
Metaphor synonyms : frozen metaphor, synesthetic metaphor, dead metaphor, mixed metaphor, similitude, likening, figures of speech, borrowing, imitations, similes, images, comparisons, emulating, mimesis, approximating, trope, simile.
Metaphor ingilizce tanımı, definition of Metaphor
Metaphor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : E. g., the ship plows the sea. The transference of the relation between one set of objects to another set for the purpose of brief explanation. A compressed simile.

Bu kısımda Metaphor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Metaphor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Metaphor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Metaphor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.