Takes türkçesi Takes nedir

  • Tutma.
  • Tepki.
  • Alıntı.
  • Hasat.
  • Reaksiyon.
  • Avalanan hayvan miktarı.
  • Tutulan balık miktarı.
  • Alınan taş.
  • Kabul etme (vücut).
  • Pay.
  • Tutuş.

Takes ile ilgili cümleler

English: A complete intransitive verb takes neither complement nor object.
Turkish: Tam geçişsiz fiiller ne tümleç ne de nesne alır.

English: A good newspaper reporter takes advantage of what he learns from any source, even the "little bird told him so" type of source.
Turkish: İyi bir gazete muhabiri herhangi bir kaynaktan öğrendiklerinden, hatta "küçük kuş ona öyle söyledi" türü kaynaktan bile yararlanır.

English: A trip by boat takes longer than by car.
Turkish: Tekneyle bir yolculuk arabayla yolculuktan daha uzun sürer.

English: According to my experience, it takes one year to master French grammar.
Turkish: Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.

English: A good workman always takes care of his tools.
Turkish: İyi bir işçi her zaman aletleriyle ilgilenir.

Takes ingilizcede ne demek, Takes nerede nasıl kullanılır?

Out takes clips : Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kırpıntı (film).

That takes care of that : Bu iş tamam. Mesele halloldu.

That takes the biscuit : Bir bu eksikti. Bu kadar da olmaz. Bu kadarı da fazla. Artık bu kadarı da fazla.

 

That takes the cake : Aşk olsun. Fevkalade. Pes vallahi!. Daha ne olsun ki. Canıma tak etti. Mükemmel.

Have what it takes : Gerekli olan becerilere sahip olmak. Yeterli özelliklere sahip olmak. Gerekli yeteneklere sahip olmak. Bir şeyi başarmak için gereken niteliklere sahip olmak. Yeterli özellikleri içinde barındırmak. Gerekli olan niteliklere sahip olmak.

Grubstakes : Madenci avansı. Maden araa avansı. Maden arama avansı.

Finding mistakes : Yanlışların bulunması. İlgili görevlinin yanlışı bulma ve görmesi, üst aşamalı işyarların yaptıkları incelemeler sonucunda yanlışın görülmesi, yanlışlığın denetleme yapılırken meydana çıkarılması, yükümlünün başvurması gibi nedenlerle yapılmış olan yanlış işlemin düzeltilmek amacıyla ele alınması.

Gamble for high stakes : Büyük para için kumar oynamak.

What it takes : Gerekilen. Gerektirdiği. Gerekli olan her şey.

Abounding in mistakes : Bir sürü hata içeren. Yanlışlarla dolu.

İngilizce Takes Türkçe anlamı, Takes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Takes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whisk : Fırlamak. Çırpmak (yumurta vb'ni). Silip temizlemek. Apar topar götürmek. Süpürmek. Silerek çıkarmak. Silkinme. Çırpmak. Sallamak. Kaçırmak.

Harvests : Saklamak. Biçmek. Ekin biçmek. Hasat zamanı. Tarladan kaldırmak. İdareli kullanmak. Toplamak. Hasat kaldırmak. Hasat etmek.

Charter : İmtiyaz vermek. Patent vermek. Patent. Kiralamak. Kiralamak (uçak veya gemi vb'ni). Taşıt kiralamak. Uçak kiralamak. Tanımak (ayrıcalık). Berat vermek. Vermek (patent).

 

Receptions : Tv yayını alma. Kabul. Alış. Karşılama. (cep telefonu için) çekme veya sinyal. Kabul töreni. Alma. Resepsiyon. Alınma.

Picks : Burun karıştırma. Uzmanlar tarafından karşılaşma veya yarışma sonuçlarına yapılan tahmin. Seçme. Toplanan ürün miktarı. Kazma. Kürdan. Seçenek.

Grab : Çabucak ve zorla elinden almak. Ele geçirmek. Kapmak. Zorla almak. Kapma. Gasp etmek. Tutmak. Yapışmak. Kapış. Tutmak (elle).

Rebound : Yansımak. Yankılanmak. Geri gelme. Çarpıp geri gelmek. Geri tepme. Geri tepmek. Yansıma. Geri sekmek. Geri sıçramak. Sekmek.

Catchments : Su tutma havzası. Havza. Kaptaj. Hizmet alanı. Baraj havzası. Toplama. Su toplama.

Collect : Dermek. Dercetmek. İstif etmek. Toplamak. Anlamak. Ödemeli. Toplanmak. Vergi almak. Tahsil etmek. Birikmek.

Borrowing : Yalnız sınır boylarında oluşan iki ayrı kültür arasında halkbilim ürünü alışverişi, krş. uyum, abama, benimseyim. İstiare. Borç alan. Yabancı bir dilden alınan sözcük. Yabancı sözcük. Ödünç alma. Ödünçleme. Borç alma. Borçlanma.

Takes synonyms : come, deprive, carry, recoils, harvest, containments, recoiled, pick, excerpt, pocket, adaptation, backlashing, take in, snap up, contribution, confiscate, detentions, reception, allotments, rebounded, tube, unburden, ferry, excerption, recall, allotment, conservation, return, citations, bear, holdups, transmit, countercheck.

Takes zıt anlamlı kelimeler, Takes kelime anlamı

Go : Olmak. Haline gelmek. İddiaya girmek. Erişmek. Söylenmek. Yok olmak. Canlılık. Gitmek. Girişim. Sonuçlanmak.

Give : Dogruluğunu kabullenmek. İtiraf etmek. Bulaştırmak. Ödemek. Gitmek. Tanımak. Bel vermek. Uçlanmak. Düzenlemek. Koparmak.