Picks türkçesi Picks nedir

  • Toplanan ürün miktarı.
  • Kazma.
  • Kürdan.
  • Uzmanlar tarafından karşılaşma veya yarışma sonuçlarına yapılan tahmin.
  • Seçme.
  • Seçenek.
  • Hasat.
  • Burun karıştırma.

Picks ile ilgili cümleler

English: I hope the economy picks up soon.
Turkish: Ekonominin yakında gelişeceğini umuyorum.

English: Ali sometimes picks his nose in public.
Turkish: Ali bazen kamusal alanda burnunu karıştırır.

English: Ali picks me up every morning on his way to work.
Turkish: Ali her sabah işe giderken beni alır.

English: When one lucky spirit abandons you another picks you up. I just passed an exam for a job.
Turkish: Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.

Picks ingilizcede ne demek, Picks nerede nasıl kullanılır?

Picks testicular adenoma : Picktestiküler adenomu. Androblastom.

Picks tubular adenoma : Pick tübüler adenomu. Androblastom.

Handpicks : Özenle seçmek. Dikkatle toplamak. Aradan seçmek. Elle toplamak.

Icepicks : Buz tutacağı.

Nitpicks : Ufak kusurlar aramak. Kılı kırk yarmak. Ufak tefek kusurlara veya ayrıntılara saplantılı bir şekilde önem vermek.

Pick at : (yemeği) isteksizce yemek. Kusur bulmak. Mızmızlanarak yemek. Burnunu sokmak. Karışmak. Çok az yemek. Gıdım gıdım yemek. Lokmalarla oynamak. Yemeği didiklemek. Yemek.

 

Pick from list : Listeden al.

Pick hammer : Kaplama çekici. Martopikör. Martopikor. Kazar çekiç.

Pick a back : Sırtında. Omzunda. Sırtına alarak. Omuzda. Sırtta.

Pick a fight : Çıngar çıkarmak. Kavga çıkarmak.

İngilizce Picks Türkçe anlamı, Picks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Picks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Berry : Meyve dutsu. Meyve (dutsu). Çilek. Etli ve zarlı kabuksuz meyve. İstakoz yumurtası. Dut toplamak. Yumuşak meyve. Kiraz gibi meyveler. Ekzokarpı ince ve zarımsı yapıda, mezokarp ve endokarpı etli olan, açılmayan etii bir meyve tipi. üzümsü meyve.

Mattocks : Çapa. Tirpidin.

Dig : Anlamak. İğneleme. Lojman. Araştırmak. Deşmek. Hafriyat yapmak. Kazı yeri. Kazmak. Beğenmek.

Choose : Saylamak. İçinden seçmek. İstemek. Beğenmek. Karar vermek. Seçmek. Uygun görmek. Tercih etmek. Üstün tutmak.

Idiots : Enayi dümbeleği. Ahmak. İdiot. Geçerli ve güvenilir zeka testlerinde sürekli olarak 25 zeka bölümünün altında bulunan, zeka yaşları ömür süresince 0-2 arasında olup özel hastane ve enstitülerde bakımı gerektiren kimseler. Geri zekalı. İleri derecede geri zekalılar. İbiş. Aptal.

Takes : Pay. Tutuş. Kabul etme (vücut). Alıntı. Alınan taş. Avalanan hayvan miktarı. Tepki. Tutma. Tutulan balık miktarı.

Collect : Toparlamak. Toplamak. Birikmek. Dermek. Uğrayıp almak. Vergi almak. Tahsil etmek. Anlamak. Toplanmak. Dercetmek.

Harvests : Ekin biçmek. Tarladan kaldırmak. Toplamak. Biçmek. Hasat zamanı. Hasat etmek. İdareli kullanmak. Vericiden (donörden) nakledilecek iliği veya organı toplamak veya almak. Saklamak.

 

Mattock : Tirpidin. Toprak kazması. Çapa.

Hand pick : Seçmek. Toplamak.

Picks synonyms : choicer, toothpick, toothpicks, idiot, gather, choosing, pick, analectic, alternative, eclectic, culled, excerpting, take, co optation, selection, pickaxing, crops, best of breed, select, harvest, pluck, deepening, opting, excerption, garner, alternant, olition, options, diggers, selections, excavation, ingathering, electing.

Picks zıt anlamlı kelimeler, Picks kelime anlamı

Spread : Açıklık. Yayılım. Ara. Saçılmak. Uzanıp gitmek. Şişmanlık. Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete). Açılmak. Dağılma.

Praise : Övmek. (allah'a) hamdetmek. Methetmek. Hamdetmek. Methiye. Tesenna. Şükran. Şükretmek. Övme. Gururunu okşamak.