London interbank borrowing offer rate türkçesi London interbank borrowing offer rate nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Londra bankalararası faiz oranı.
- Londra bankalararası para piyasasında, bankaların kendi aralarındaki kısa dönemli ödünç işlemlerine uyguladıkları ve uluslararası kredi faizlerine temel oluşturan ve günlük olarak beş büyük uluslararası banka tarafından belirlenen faiz oranı.
London interbank borrowing offer rate ingilizcede ne demek, London interbank borrowing offer rate nerede nasıl kullanılır?
London : Londra. İngiltere'de yerleşim yeri. İngiltere'nin başkenti. Ohio eyaletinde şehir. Kentucky eyaletinde şehir.
Interbank : Bankalararası. Bankalar arası.
Borrowing : Borç alan. Alıntı. Yabancı sözcük. İstiare. Yabancı bir dilden alınan sözcük. Ödünç alma. Borçlanma. Yalnız sınır boylarında oluşan iki ayrı kültür arasında halkbilim ürünü alışverişi, krş. uyum, abama, benimseyim. Borç alma. Ödünçleme.
Offer : Yazılı veya sözlü bir sözleşmenin bağıtlanabilmesi için karşı tarafa yapılması gerekli ilk irade bildirimi. Sunmak. Bildirmek. Sunu. Teklif vermek. Sözleşmeyi yapabilmek için karşılıklı olarak ileri sürülen gerekli istem. Önermek. Arz. Takdim. Arzetmek.
Rate : Düzenleme, sıra yöntem, çeşit. Sayılmak. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Hız. Değerlendirmek. Hak etmek. Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız. Değer biçmek. Fırça atmak. Olarak görmek.
Euro interbank borrowing offer rate : Bankalararası avro faiz oranı. Avro alanında bankalararası para piyasasında, en yüksek işlem hacmine sahip altmış dört bankanın kendi aralarında kısa dönemli ödünç işlemlerinde uyguladıkları faiz oranı.
Tokyo interbank borrowing offer rate : Tokyo bankalararası para piyasasında, bankaların kendi aralarındaki kısa dönemli ödünç işlemlerine uyguladıkları, uluslararası kredi faizlerine temel oluşturan ve günlük olarak japonya bankalar birliği tarafından ilan edilen faiz oranı. Tokyo bankalararası faiz oranı.
London interbank bid rate : Lıbıd. Londra bankalararası para piyasasında, kredi itibarı yüksek bankaların kendi aralarındaki ödünç işlemlerinde uyguladıkları faiz oranı.
İngilizce London interbank borrowing offer rate Türkçe anlamı, London interbank borrowing offer rate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak London interbank borrowing offer rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
London interbank borrowing offer rate synonyms : a change in demand, abnormal budget, ability to pay approach, a shift in individual demand, a type mutual funds, a pass through certificate.

Bu kısımda London interbank borrowing offer rate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede London interbank borrowing offer rate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce London interbank borrowing offer rate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz London interbank borrowing offer rate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.