Bossy türkçesi Bossy nedir

  • Emretmeyi seven.
  • Patronluk taslayan.
  • Başkalarına hükmetmeyi seven.
  • Hükmetmeyi seven.
  • Sözü geçen.
  • Buyurgan.
  • Otoriter.
  • Amirane.
  • Patronvari.
  • Sert.

Bossy ile ilgili cümleler

English: Ali isn't bossy.
Turkish: Ali patronvari değildir.

English: Ali is bossy, isn't he?
Turkish: Ali amirane, değil mi?

English: Ali is bossy.
Turkish: Ali amiranedir.

English: Ali is quite bossy.
Turkish: Ali oldukça otoriter.

English: Ali is quite bossy, isn't he?
Turkish: Ali oldukça otoriter, değil mi?

Bossy ingilizcede ne demek, Bossy nerede nasıl kullanılır?

Boss about : Amirlik taslamak. Emirler yağdırmak. Patron gibi davranmak.

Boss around : Kabadayılık etmek. (birisini) sindirmek. Patronluk taslamak. Gözünü korkutmak.

Boss canvasman : Çadırların hazırlanmasından sorumlu olan baş yükümlü. Baş çadırcı.

Boss eyed : Şaşı.

A demanding boss : Çok iş bekleyen patron.

Projectionist gang boss : Gösterim odacığının ve gösterimin yönetiminden sorumlu kimse. Baş gösterimci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Gang boss : Postabaşı. Ekip başı.

Party boss : Ortak işveren.

Boss : -e emirler yağdırmak. Kabartma. Patron. Damlataşı. Kabartma yapmak. Yönetici. Kabara. İdare etmek. Gözetmen. Ustabaşı.

Big boss : En tepe adam. Lider. Kontrolü elinde bulunduran kimse. Baş yönetici (bir şirket büro firma vs'nin). Büyük patron. Patron.

 

İngilizce Bossy Türkçe anlamı, Bossy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bossy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overbearing : Küstah. Herkese hükmeden. Herkese hükmetmeyi seven. Buyurucu. Mütehakkim. Zorba. Baskıcı. Zorba tavırlı. Ezici.

Bitter : Üzücü. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği. Acı. İliklere işleyen. Yakıcı. Barut gibi. Acılı. Keskinlik.

Mentioned : Zikredilen. Bahsedilmiş olan. Bahsedilen. Bahse konu. Bahsedilmiş. Adı geçen. Bahsi geçen.

Authoritarian : Otorite yanlısı. Yetkeci. Sıkı yönetim taraftarı. Zorgulu.

Astringent : Acı. Sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan tanen vb. maddeler. Astrenjan. Kanamayı kesici. Şiddetli. Haşin. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Büzücü.

Dittoing : Aynı şey. Denden işareti. Suret. Nüsha. Denden. Aynen. Kopya. Denden (işareti). Tekrarlamak.

Aforegoing : Önceki. Önce gelen.

Dittoed : Denden. Nüsha. Denden işareti. Aynı şey. Denden (işareti). Tekrarlamak. Kopya. Aynen. Suret.

Magisterial : Hakime ait. Buyurucu. Tumturaklı. Hakimane. Hakim.

Dogmatical : Dogmatik. Kalıplaşmış. Kati. Kesin. Değişmez. Dik kafalı.

Bossy synonyms : aforementioned, in question, masterful, influential, highhanded, adamants, dittos, patronizing, fascistic, astringents, bitterer, masterfully, cathedral, bad, biting, dictatorial, lordliest, aspirated, cocksy, potestative, acrid, domineering, lordlier, bossier, imperiously, austerest, acerbic, decretory, decretorial, dominating, in command, bitterest, the aforementioned.

 

Bossy zıt anlamlı kelimeler, Bossy kelime anlamı

Submissive : Ram. Uysal. Alçakgönüllü. Teslimiyetçi. Boyun eğen. Eslek. İtaatkar. Ağızsız. İtaatli.

Bossy ingilizce tanımı, definition of Bossy

Bossy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Studded. Familiarly so called. A cow or calf. Ornamented with bosses.