Boulder clay türkçesi Boulder clay nedir

  • Buzulun alın kesiminde ya da geri çekilmesi sırasında yolları üzerinde bırakıp yaydığı, az çok kalın kil, kum, buzul taş karışımı birikintilere verilen ad.
  • Sürüntü kili.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Boulder clay ingilizcede ne demek, Boulder clay nerede nasıl kullanılır?

Boulder : Tanelerinin çapı 256 mm. den büyük olan taş. Kopuk kaya parçası. İri kaya parçası. Büyük taş. Büyük kaya. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Tomruk. İri çakıl. Büyük parça. Aşınmış kaya parçası.

Clay : Aluminyumlu minerallerin bozunmasıyla oluşan, kimyasal yapısı yaklaşık aı2o 2 si 0 2 h2o olan, yumuşak, suyla biçim verilebilen değişik renklerdeki bir tür toprak. Çamur. Kil. İnsan vücudu. Amerikalı bir boksör. Balçık. Çömlekçi çamuru. Bir soyadı. Cassius clay (1942 doğumlu, muhammad ali olarak bilinir). Toprak.

Boulder period : Buz çağı.

Boulders : Aşınmış büyük kayalar. Aşınmış kaya parçası.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Ball clay : Bağlama kili. Ball kili. Ateşe maruz bırakıldıktan sonra hemen hemen beyaz dönen yüksek plastikli ince kil (ince seramik imalatında kullanılır). Yoğruk kil.

 

İngilizce Boulder clay Türkçe anlamı, Boulder clay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boulder clay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma.

 

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.

Boulder clay synonyms : aboriginal population, abrasion platform, aluvial terrace, agricultural production, aluvial coast, air route.