Bows türkçesi Bows nedir

Bows ile ilgili cümleler

English: Keep your elbows off the table.
Turkish: Dirseklerinizi masaya yaklaştırmayın.

English: In my world everyone’s a pony and they all eat rainbows and poop butterflies.
Turkish: Benim dünyamdaki herkes birer midilli, onlar gökkuşağı yiyorlar kakaları da kelebek.

English: Nancy put her elbows on her knees.
Turkish: Nancy dirseklerini dizlerinin üstüne koydu.

English: The Indians fought with bows and arrows.
Turkish: Kızılderililer yaylarla ve oklarla savaştılar.

English: Don't put your elbows on the table.
Turkish: Dirseklerinizi masanın üstüne koymayın.

Bows ingilizcede ne demek, Bows nerede nasıl kullanılır?

Spring bows : Yaylı pergel.

Bowse : Kafayı bulmak (bouse olarak da yazılır). Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik). Demlenmek. İçki alemi yapmak.

Bowsed : İçki alemi yapmak. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik). Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. Kafayı bulmak (bouse olarak da yazılır). Demlenmek.

Bowser : Yakıt pompası. İkmal tankeri. Avusturya yapısı akaryakıt pompalarının ticari markası. Benzin pompası.

Bowses : Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik). Kafayı bulmak (bouse olarak da yazılır). Demlenmek. İçki alemi yapmak.

 

Bowsprits : Cıvadra (gemi önündeki kılavuz). Gemi önündeki kılavuz. Bir geminin önüne dikilen direk. Cıvadra.

Bowstring hemp : Paşakılıcı. Sarı yapraklı paşa kılıcı. Zambakgiller (liliaceae) familyasından, yaprakları yeşil, gümüş, gri şeritli, rizomlu bitkiler.

Bowsprit : Gemi önündeki kılavuz. Cıvadra (gemi önündeki kılavuz). Bir geminin önüne dikilen direk. Cıvadra.

Bowstring : Yay kirişi. İple boğmak. Kiriş. Çile. İple boğarak öldürmek.

Crossbows : Tatar yayı. Yaylı tüfek. Arbalet.

İngilizce Bows Türkçe anlamı, Bows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curtsey : Geleneksel selamlama. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Reverans yapmak. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi.

Curtsied : Geleneksel selamlama. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Reverans yapmak. Diz bükerek reverans.

Africander : İlk güney afrika'da yetiştirilen boynuzlu arkası hörgüçlü kırmızı sığır türü. Güney afrikalı beyaz. Hollanda asıllı güney afrikalı. Afrika'da beyaz bir baba ve afrikalı bir anneden doğmuş. Güney afrika yerlisi ve flemenk ya da avrupalı göçmenlerin soyundan olan. Afrikaner.

Ox : Ünlü ingiliz üniversitesi. Kuvvetinden yararlanılıp çalıştırılan kısırlaştırılmış boğa. Öküz. Ekonometri paket programı. Oksford üniversitesi. Bıçak. Jilet. Kesici alet. İngiltere'de bir şehir. Ox.

 

Oxen : Öküz (çoğul). Öküz. Öküzler.

Foretops : Pruva çanaklığı.

Beef cattle : Sığır. Et sığırı. Yalnızca et verim kabiliyeti için yetiştirilen ve süt verim kabiliyeti oldukça düşük olan sığır ırkları. Etçi sığır. Et danası. Eti için yetiştirilen sığır.

Steer : Sürmek. Hadım öküz. Dümenle yönetmek. Dümenle idare etmek. Bilgi. Dümen kullanmak. Dümen tutmak. Yönetmek. Öküz.

Beginnings : Bağ. Esas.

Obeisances : Saygı. Baş eğme. Saygıyla eğilme. Önünde eğilme. Hürmet.

Bows synonyms : moo cow, stirk, boeuf, devon, genus bos, bos taurus, foreparts, dairy cow, beginning, foretop, bow down, milch cow, compliancies, curtseyed, submission, fore, gesticulate, bos, herd, bob, capt, kine, cen, arch, motion, calf, bull, indulgence, prow, cephalic, beef, foreship, curtsies.

Bows zıt anlamlı kelimeler, Bows kelime anlamı

Employee : Personel. İşçi. Adam. Çalışan. Hizmetli. Müstahdem. Eleman. Görevli. Memur.

Follower : Havari. Kuyruk. Başlık. Ahşap başlık. Hayran. Taraftar. Yandaş. Mürit. Destekçi. Baskıcı.