Boxing türkçesi Boxing nedir

  • Doldurma kutulama.
  • Yumrukoyunu.
  • Kutuya koyma.
  • Kutulama.
  • Boks.
  • Boks yapan.

Boxing ile ilgili cümleler

English: I've been boxing since I was thirteen.
Turkish: 13 yaşından beri boks yapıyorum.

English: I saw the boxing match on television.
Turkish: Televizyonda boks maçı gördüm.

English: We have a boxing club in our school.
Turkish: Okulumuzda bir boks kulübümüz var.

English: I don't like such sports as boxing and hockey.
Turkish: Boks ve hokey gibi sporları sevmem.

English: Ali started taking boxing lessons when he turned twelve.
Turkish: Ali on iki yaşına girdiğinde boks dersleri almaya başladı.

Boxing ingilizcede ne demek, Boxing nerede nasıl kullanılır?

Boxing day : Yirmi altı aralık. Noel hediyelerinin verildiği ilk gün. Noeli izleyen gün. Noelin ertesi günü.

Boxing equipment : Boks ekipmanı.

Boxing glove : Boks eldiveni.

Boxing gloves : Boks eldivenleri. Boks eldiveni. Boks yaparken giyilen pamuk doldurulmuş eldiven.

Boxing match : Boks maçı.

Boxing ring : Ring. Boks ringi.

Carbon suboxide : Karbon suboksit.

Carboxipeptidase : Ekzopeptidaz. Karboksipeptidaz.

Boxings : Boks yapan. Boks. Kutulama. Doldurma kutulama. Yumrukoyunu.

Kick boxing : Kik boks. Yarışmacının rakibini yumruklayarak ve tekmeleyerek yenmeye çalıştığı spor. Boksörlerin çıplak ayakla vurmalarına izin verilen dövüş sporu türü.

 

İngilizce Boxing Türkçe anlamı, Boxing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boxing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pugilism : Boks sanatı. Boksörlük.

Enclosing : Çevreleyerek. Çevrelemek. Kuşatmak. Çevirmek. İçermek. Kapsamak. Kapatmak. Çit ile çevirmek. Etrafını çevirmek. İliştirmek.

Bout : Zaman. Kısa dönem. Devre. Boks maçı. Karşılaşma. Eskrim maç. Müddet. Müsabaka. İki yarışmacının yenişmek gereğiyle yaptıkları vuruşma.

Inclosure : Çit. Çevrilme. Kuşatma. Çevrilmiş yer. Kapanma. Çevirme. Kapama. Duvar. Mania. İlişik belge.

Cannings : Tenekeleme. Konserveleme. Konservecilik. Madeni kaplarda ambalajlama. Konserve yapma.

Packing : Ambalajlama. Sızdırmazlar. Sandıklama. Paketleme. Taş kama. Malı koruyan kap ya da madde. Salmastra. Tıkaç. Ambalaj. Sızma ipi.

Envelopment : Kuşatma. Sarma. Gizleme. Çevirme. Karşı yarışmacının savutunu bir çelgi ile yakalayıp bırakmadan, çember eylemiyle geliştirilen dürtüşün uygulamasına verilen ad.

Encasement : Ampatman. Beton ve benzeri ile çevresini sarma. Sandıklama. Kaplama. Bir kılıfa koyma. Ambuvatman. Örtme. Sandığa koyma. Etrafını sarma.

Boxing synonyms : in fighting, rope a dope, professional boxing, contact sport, boxings, fistical, fisticuffs, bouts, fistic, fight, canning, spar, enclosure, bundling, sparring.

Boxing ingilizce tanımı, definition of Boxing

Boxing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of fighting with the fist. Sparring. A combat with the fist. The act of inclosing (anything) in a box, as for storage or transportation.