Boks nedir, Boks ne demek

Boks; bir spor terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Belirli kurallara uyularak yapılmış olan yumruk dövüşü, yumruk oyunu

"Boks" ile ilgili cümle

  • "Bizim ufaklık gözünü budaktan esirgemez cinsten olduğundan boksta yaman ilerliyordu." - A. Kutlu

Boks hakkında bilgiler

Boks, iki kişinin boks hakemi gözetiminde karşılıklı yumruklaşarak; her kafaya vurduklarında tek puan topladıkları spor müsabakasıdır. Belden aşağıya ve enseye vurmak, sporcunun kendi etrafında 360 derece dönmesi, avuç içi (eldivenin beyaz boyalı bölgesi harici) vurmak , ses çıkarmak uyarı almasına neden olur, üç uyarı bir ihtar(-1 puan) alınmasına neden olur. Amatör boksörler 227 gr ağırlığında, profesyonel boksörler ise ağırlığı 170-283 gr arasında değişen eldivenler kullanırlar. Profesyonel boksörler yalnızca şort, amatör boksörler ise şort ve atlet giyer. Hem amatör hem de profesyonel boksörler karşılaşmada diş ve kasık koruyucuları kullanırlar. Amatör boksörler ayrıca koruyucu başlık da takarlar.

Boks karşılaşmaları ringde yapılır. Ring, üç veya dört sıra halatla çevrili ve yerden yüksekliği en az 91 cm en fazla 122 cm olan kare biçiminde bir alandır. Halat aralıkları en az 40 cm olmalıdır. Ringte kırmızı, mavi ve tarafsız beyaz köşeler vardır. Sporcular ait oldukları köşeden, hakem ve doktor ise jüri masasına yakın olan beyaz köşeden ringe çıkar.

 

Profesyonel boksta ringin büyüklüğü 5–6 m², amatör boksta ise en az 3–6 m²’dir. Boks karşılaşmalarında, her iki boksörün de aynı sıklette (ağırlıkta) olması gerekir..

Boks, zor ve çok yorucu bir spordur. Boksörler antrenman yaparak karşılaşmaya hazırlanırlar. Antrenman bir başka boksörle yapılmış olan çalışmanın yanı sıra, gölge boksu, kum torbasıyla çalışma, ip atlama ve kondisyon için koşu gibi başka çalışmaları da kapsar.

Boks ile ilgili Cümleler

  • Boks ve hokey gibi sporları sevmem.
  • Ali boks öğrenmek istiyor ama onun annesi bunun tehlikeli olduğunu düşünüyor.
  • Ali çok iyi bir boksör.
  • Boksör şortu giyerim.
  • Boksör saldırganlığını kontrol etmeli.
  • Ali iyi bir boksördü.
  • Tom'un boks maçı son raunda kadar sürdü.
  • Boksör rakibine sert vurdu.
  • 13 yaşından beri boks yapıyorum.
  • Boks şampiyonu rakibini bir tokatla yere çarptı.
  • Boks diğer sporlar gibi değildir.
  • Neden boks yapmayı denemiyorsun?
  • Ali on iki yaşına girdiğinde boks dersleri almaya başladı.
  • Boks yapmak sıkıcı.

Boks tanımı, anlamı:

Yumruk : Baskı. Parmakların kapanmasıyla elin aldığı biçim. Elin bu biçimiyle yapılmış olan vuruş.

Boksit : Korindon.

Boksör : Boks yapan kimse, yumruk oyuncusu.

Boksörlük : Boksörün işi veya mesleği.

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

Dövüş : Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga. Dövme işi.

 

Oyun : Hile, düzen, desise, entrika. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Kumar. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.

Kişi : Erkek. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

Hakem : Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse. Belirli bir konudan iyi anlayan kimse. Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı. Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse.

Gözetim : Gözetme işi, nezaret. Gözaltı. Himaye.

Karşılık : Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Cevap, yanıt.

Diğer dillerde Boks anlamı nedir?

İngilizce'de Boks ne demek? : adj. goaty

v. box, fight with fists

n. horsebox

Fransızca'da Boks : boxe [la]

Almanca'da Boks : n. Box, Boxen, Faustkampf

adj. Box-

Rusça'da Boks : n. бокс (M)

adj. боксерский