Boys türkçesi Boys nedir
Boys ile ilgili cümleler
English: Ali and his friends sat on the beach and watched the boys swimming.
Turkish: Ali ve arkadaşları sahilde oturdu ve erkek çocuklarının yüzmesini izledi.
English: "How many boys do you have?" "I only have one."
Turkish: " Kaç tane erkek çocuğun var?" "Yalnızca bir tane."
English: A lot of boys are running in the park.
Turkish: Parkta bir sürü delikanlı çalışıyor.
English: A lot of boys ran after the rabbit.
Turkish: Bir sürü çocuk tavşanı kovaladı.
English: Ali didn't get along well with the other boys in his class.
Turkish: Ali sınıfındaki diğer erkeklerle iyi geçinmedi.
Boys ingilizcede ne demek, Boys nerede nasıl kullanılır?
Boys in blue : Polisler (mavi üniforma giyen). (britanya argosu) polis.
Back room boys : Gizli araştırmacı. Gizli görevli bilim adamı.
Backstreet boys : Arka sokak çocukları. Ünlü bir amerikan rock grubu (üyeleri arasında nick carter, brian littrell, howie dorough, kevin richardson ve a.j. mclean bulunmaktadır).
Beastie boys : Ünlü bir amerikan rock grubu.
The beach boys : Sahil çocukları. Kaliforniya sörfçü tarzı ve armonileri ile tanınan amerikan rock and roll grubu.
Bellboys : Komi. Otellerde oda hizmetçisi çocuk. Valiz taşıyan otel görevlisi. Valiz taşıyan görevli. Belboy.
Boysenberry : Böğürtlen.
Boysenberries : Böğürtlen.
Choirboys : Kilise korosu üyesi çocuk. Şarkıcı çocuk (kilise). Kilise korosunda söyleyen çocuk.
Copyboys : Copyboy. Kopyaları teslim eden ve ayak işlerini yapan genç erkek (özellikle gazete ofisinde).
İngilizce Boys Türkçe anlamı, Boys eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Boys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Jr : Daha küçük (aynı ismi olan iki kişiden daha genç olanın isminin arkasına konulan, özellikle baba ve oğul).
Lad : Yarak. Genç erkek. Genç. Genç adam. Adam. Garson. Lad.
Offsprings : Ürün. Evlat. Yavru hayvan. Çoluk çocuk. Yavru. Füru. Zürriyet. Yavrular. Döl.
Feller : Genç adam. Adam. Ağaç kesen kimse. Koca. Sevgili. Arkadaş. Şahıs.
Conceited pup : Züppe.
Garcon : Garson. Uşak.
Cuss : Küfretmek. Lanet. Herif. Sövmek. Genç adam. Huysuzluk. Tip. Lanetlemek. Adam.
Cusses : Küfür. Lanet. Tip. Sövmek. Herif. Genç adam. Adam. Huysuzluk.
Catamite : İbne. İbne (argo terim). Puşt.
Scion : Evlat. Kalemaşısı. Aşı. Çelik (dal). Aşılık filiz. Aşı kalemi. Ağaç piçi. Kalem. Çocuk.
Boys synonyms : mercurialis, herb mercury, genus mercurialis, mercurialis annua, herbs mercury, herbaceous plant, lads, shavers, cion, the boy, a cluster of bees, adolescents, herb, pansy, scions, cadets, laddie, a slip of a boy, nino, son, adolescent, descendant, knaves, cadet, garcons, laddies, ladlers, junior, boy, tenon, cions, blighters, man child.

Bu kısımda Boys kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Boys ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Boys anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Boys ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.