Brakeage türkçesi Brakeage nedir

  • Fren uygulaması.
  • Fren yapma işi.
  • Frenleme işlemi.
  • Durma veya yavaşlama işi.

Brakeage ingilizcede ne demek, Brakeage nerede nasıl kullanılır?

Brakeages : Fren uygulaması. Frenleme işlemi.

Brake actuating cable : Fren icra kablosu.

Brake adjustment : Fren ayarı.

Brake air bleeding : Fren devresine giren havanın alınması. Fren havasını alma.

Brake anchor bracket : Fren tespit plakası.

Brake bleeding : Fren hava tahliyesi. Fren havasının alınması. Fren havasını alma. Sıvılı durduraçlarda basınç etkisinin azalmaması için donanımdaki havanın boşaltılması işlemi. Durduraç havasının alınması.

Brake band lining : Fren kuşağı balatası.

Brake arm : Fren kolu.

Brake band adjusting nut : Fren kuşağı ayar somunu.

Brake bar : Fren çubuğu. Eğleç çubuğu.

İngilizce Brakeage Türkçe anlamı, Brakeage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brakeage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Work : Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. İşletmek. Emek. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Sızdırmak (para). Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Çalışmak. İşe yaramak. Yapıt. Etkili olmak.

 

Factor : İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken. Kahya (isk.). Değişken. Öge. Kahya. Etken. Tambölen. Çarpan. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir sonucun ortaya çıkmasına yol açanların her biri. birden fazla sayıda aracın bir araya gelerek bir ürünün oluşmasını sağlaması, etmen.

Bucket shop : Borsa hisseleri üzerinde vurgun yapan yolsuz işyeri. Hisse senetleri işemleri yapan yer. Borsa hisselerinden vurgun yapan salaş yer. Borsa hisselerinden vurgun yapan aracı kurum.

Agent : Bilgisayar, gümrük, iktisat, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Acenta. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Satış temsilcisi. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Acente. Fail. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. Temsilci.

Brokerage house : Kendi ya da müşterileri adına sermaye piyasası araçları alıp satan ve sermaye piyasası kurulunca yetkili kılınmış banka ve kurumlar. Aracı kurum.

 

Workplace : Çalışma yeri. Dükkan. İş yeri. Atölye. İşyeri.

Brokerage firm : Aracılık firması. Komisyoncu firma. Aracılık şirketi. Broker.

Securities firm : Borsada tahvil ve senet satan şirket. Hisse senedi komisyoncusu şirket. Tahvil ve senet firması.

Broker : Kendi adına alım ve satımda bulunamayan ancak alıcı ile temsilci arasındaki pay ve borç belgitleri alım ve satımına aracı olan kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine yüzdelik karşılığı aracılık eden gerçek veya tüzel kişi. Tellal. Simsar. Tefeci. Aracı simsar. İşgüder. Aracı. Aracılık yapmak.

Brakeage synonyms : marriage brokerage, nondepository financial institution, marriage mart, brakeages.